Ana Sayfa / Özel Dosya / Süt Sığırcılığında Yemlik Yönetim Uygulamalarının Yem Güvenliğine Katkıları

Süt Sığırcılığında Yemlik Yönetim Uygulamalarının Yem Güvenliğine Katkıları

Yemlik yönetimi, yüksek performans için sığırlarının ihtiyaç duyduğu yem miktarını sağlayarak kârlı üretime olanak sağlar. Bugün yaşanan birçok sorunda yemlik yönetimine gereken özenin gösterilmemesi yatmaktadır. Yemlik yönetimi uygulamaları işletmelerin ticaret, gelir yaratma ve ekonomik sürdürülebilirliğine kârlılığına etkisi ile yem güvenliğine önemli katkıda bulunacak sürü yönetim uygulamasıdır.

Prof. Dr. Serap Göncü
Sığır Yetiştiriciliği ve Yönetimi Uzmanı
Çukurova Üniversitesi
GİRİŞ

Çiftlik hayvanları günlük yaşama ve verim payı için gereksinim duydukları bütün besin maddelerini, bir günde tüketebilecekleri yem miktarı kısıtı içinde almak zorundadır. Yem tüketimi ise hayvan ve yeme bağlı faktörler ile çevresel faktörler etkisinde şekillenmektedir. Hayvanın kilosu, fizyolojik durumu (laktasyon, gebelik vs.), verim yönü ve verim miktarı, laktasyon dönemi, hayvanın kondisyonu ile rumen kapasitesi gibi faktörler önemli farklılıklar oluşturmaktadır. Yeme bağlı faktörlerde, kaba/kesif yem oranı, kaba yem kalitesi, nem içeriği, sindirim derecesi, partikül büyüklüğü, yeme uygulanan işlemler ile yem besin madde kompozisyonu gibi faktörler sıralanabilir. Özellikle sulu yemler kullanıldığında yem tüketiminin bir esasa dayandırılması zorunluluğu vardır. Ayrıca sığırların, günün aydınlanma ve kararma saatleri civarında yem tüketimini tercih ettikleri dikkate alınmalı ve o saatlerde yemlikte yem olmasına ve hayvanında yemlik civarında bulundurulmasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle, sığır beslemede esas, hayvanın önünde 24 saat sürekli yem bulunmasıdır (Ballantine, 1998). Bu yaklaşımda olan işletmelerde çoğu zaman yemlikte kalan yemin bozulması veya bu kalan yemi tüketmeden yem vermeyerek kalan yemin tüketime zorlanması ekonomik kayıpları artırmaktadır. Ayrıca yemleme saatinde, 2-4 saatlik bir aksama, hayvanlarda metabolik problem riskini önemli ölçüde artırmaktadır (Milton, 1998). Buna ek olarak bir defada fazla miktarda yemin yemliklere konulması ve suluklara yakın yerlerde de yem bulunma ihtimali yemliklerdeki yemlerin ıslanıp, küflenme, bozulma riskini artırmaktadır. Verilen yem tamamen bitmiş olsa bile hayvanların davranış özelikleri ve arayış içinde olup olmadıkları veya aç olup olmadıkları gibi belirtiler ile diğer yemlik yönetim başlıkları incelenerek yemleme stratejisi hakkında karar vermek gerekir. Bu nedenle bu konuda bölmelerdeki tüketilen yem miktarını ve ahırdaki hayvanların davranış özelliklerinin 3 gün takip edilip yemlikte kalan yemin miktarı ve içeriğinin de dikkate alınarak düzenlemesi önerilir (Pritchard ve Robbi, 1993). Yem güvenliği, hayvan sağlığı ve refahı için olduğu kadar gıda güvenliği ve insan sağlığı için bir önkoşuldur. Ticaret, gelir yaratma ve ekonomik sürdürülebilirliğe etkisi ile sistemin önemli bir bileşenidir. Geçmişte yaşanan deli dana, dioksin, mikotoksin, E. coli O157: H7 kirlenmeleri ve antimikrobiyal direncin gelişmesi hayvan besleme kaynaklı tehditler olarak halkın karşısına çıkmıştır Tehlike unsurları kaynak malzemelerle, taşıma, depolama ve nakliye sırasında ürünlerin kirlenmesi veya taşınması yoluyla ortaya çıkabilmektedir. FAO, hayvan yemi ve yem güvenliğini 1) gıda güvenliği ve insan sağlığı için ön koşul; 2) hayvan sağlığı ve refahı için bir gereklilik; ve 3) Yem ve hayvancılık sektörlerinin ticaret, gelir yaratma ve ekonomik sürdürülebilirliğine erişimin bir bileşeni olarak tanımlamaktadır. Bu bağlamda yem güvenliği hayvancılık işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliğini etkilemekte ve ekonomik sürdürebilirliğinden de etkilenmektedir. Çünkü yem girdisi hayvancılık işletmelerinde %60 -90 oranıyla önemli maliyet unsuru olarak ekonomik sürdürebilirlikte belirleyicidir. Bu çalışma, sığırcılık işletmelerinde hayvan başına verim ve karlılık ile yemden yararlanma üzerinde etkili yemlik yönetimi konu başlıklarını özetlemek amacıyla yapılmıştır.

GRUPLAMA
Bir örnek gruplara sahip olmak hayvanların gereksinmelerinin sağlıklı belirlenmesini ve sağlıklı yemlenmesine olanak sağlar. İşletmelerin ineklerini, alt yapısına bağlı olarak en iyi şekilde gruplara ayırması gerekir (Coppock, 1977; Grant ve Albright 2001). Büyük işletmelerde yeni doğum yapmış olanlar, erken laktasyon (yüksek verim), orta laktasyon (orta verim), laktasyon sonu (düşük verimli), kuru dönem (erken kuru, geç kuru) şeklinde gruplama yapar. Ancak süt genel olarak laktasyondaki hayvanlar Yeni doğuranlar ve 30 kg üzeri, 20-30 arası, 20 kg a kadar süt verenler olmak üzere gruplarlar. Ancak koşullar uygun değil ise sağmal hayvanlar yüksek verimliler (>25-30 kg gibi) ve düşük verimliler (<20-25 gibi) olmak üzere iki gruplanabilir. Bazı yetiştiriciler laktasyon süt verimini esas alırken bir diğer grup üreme açısından durumu öncelik olarak görebilmekte ve gruplamasını buna göre düzenleyebilmektedir.

YEMLİK VE SULUK ÖZELLİKLERİ
Yemlik ve suluk alanı ve ölçülerinin hayvan doğasına uygun olması gerekir. Aynı anda yemlik ve suluk gidip yem ve su bulabilmeleri için hayvan başına mesafelerin çağlara göre doğru hesaplanmış olması gerekir. Bir ahırda, yemlik veya suluk önünde sıralar, grup içinde kavgalar, yemleme öncesi yem bekleme davranışı, aynı grup içinde belirgin günlük süt verim dalgalanmaları, günlük yem tüketim dalgalanmaları gibi özelikler arasında farklar var ise mesafeler az veya yetersiz demektir. Bir 1 kg kuru maddeden faydalanabilmesi için 2 L ve sıcak koşullarda 4 litre suya ihtiyaç duymaktadır (NRC, 2001).

YEM HAZIRLAMA
İşletmelerde yem masraflarını artıran ve gözden kaçan çok önemli bir noktada yem depolama ve yem hazırlığı sırasında meydana gelen kayıplardır (Tyson, 2012). İşletmelerde yem depoları ve bunların hazırlığı için belirli bir ünitenin başlangıç aşamasında planlanması gerekir. Ancak bu yerin seçimi ve planlamasında sürü sağlık koruma, işletme genişleme planları ve yem dağıtımı ve işletme mekanizasyon olanakları da dikkate alınmalıdır. Ayrıca, yem hazırlama sistemi planlanmasında, elastikiyet, ekonomik durum, işletim kolaylığı, bağımlılık, basitlik ve güvenlik konuları da önemlidir. İşletmelerde yem hazırlığının bir alanda toplanması gerekir. Burada rasyonda kullanılan, gerek işletmede üretilen gerekse dışarıdan satın alınan yemlerin depolanması ve hazırlanması alet ekipmanların kullanımı, işin süresi, iş etkenliği açılarından planlamada sürekliliği sağlar.

YEM VAGONU ÇALIŞTIRMA
Yem vagonları, silajı kesme, öğütme ve karıştırma yapabilme özelliklerine göre silaj dağıtan ve silaj kesen, öğüten ve dağıtan tarım makineleridir. Özellikle kaynakların sınırlı olduğu yerlerde süt sığırcılığı yapılan işletmelerde kötü kalite silaj sorunu veya atıkların kullanımı gibi konular dikkate alındığında yem vagonu bunların kullanımında avantaj sağlamaktadır. Karışım kalitesi bakımından partikül seperatörü ile dağılım kontrolü yapılmalıdır. Kesme bıçaklarının durumuna göre ise, yatay, eğik ve düşey olmak üzere 3 sınıfa ayrılmaktadır. Yem vagonunda etkin karışım ve dökülmenin önlenmesi için %75 dolulukta kullanılmalıdır. Yatay ve dikey karıştırıcılar da TMR’daki hammaddelerin katılma sırası farklıdır. Karıştırma süresi ve karışım sırası üretici firmanın önerileri doğrultusunda dikkate alınmalıdır. Son hammadde katıldıktan sonra üretici firmalar 3-6 dk. önermektedirler. Ancak pratikte 15-20 dk. karışım süresi uygulanmaktadır.

YEMLEME SIKLIĞI VE YEM TAZELEME
İnekler her gün aynı şeyi aynı saatlerde ve aynı şekilde yapmak isteyen günlük alışkanlıklarına bağlı hayvanlardır. Sığır beslemede esas, hayvanın önünde 24 saat sürekli yem bulunmasıdır (Ballantine, 1998). Özellikle hayvan başına yemlik mesafesi az ise, yemlemede silaj kullanılıyorsa, kötü kalite silaj veya sıcak hava koşulları söz konusu ise sık yemleme yapmak gerekir. Yapılan çalışmalarda özellikle yüksek kesif yemli rasyonlarda yemleme sıkılığının 2 den 6 ya kadar çıkarılmasıyla yüksek kesif yemin neden olduğu süt yağ düşüşünün azaltılabildiği gösterilmiştir. Süt ineklerinde öğün sayısı arttıkça yeme süresinin güne eşit olarak yayıldığı, yeme gidiş geliş sayısının azaldığı, öğün sayısının günlük yatış süresi ve yemlikteki saldırgan davranışları etkilemediği, bu olumlu gelişmelere bağlı olarak tüm hayvanların yeme ulaşmalarının iyileştiği bildirilmektedir (DeVries ve ark. 2005). Günde 4 defadan fazla yemleme yapılmasının istatistiki olarak fark oluşturmadığı bildirilmektedir (Gibson, 2002). Ayrıca yemlikte bulunan yemlerin hayvanın önüne doğru itilmesi (yem tazeleme) yem tüketimini teşvik etmektedir. Yapılan çalışmalarda günde birkaç kez yemlerin hayvanın önüne doğru itilmesi ineklerin yemliğe daha sık gelmesini ve daha küçük öğünlerde ve daha az miktarlarda ve sürekli yem tüketimi sağladığı bildirilmektedir (Beauchemin ve Buchanan-Smith 1989; Miller, 1998; Barmore, 2001; Shaver, 2001; Moon ve ark., 2012). Genellikle günde 4-6 kez yemlerin hayvanların önüne doğru itilmesinin yem tüketimini teşvik ettiği bildirilmektedir (Barmore, 2001).

YEMLİK PUANLAMA
Yemlik puanlamada anahtar başlık verilen yemlerden 24 saat sonra yemlikte kalan yem miktarının görsel olarak değerlendirilmesidir. Yemlikte kalan yem miktarı %0-15 arasında değişim gösterebilir (Miller, 1998; Loy, 1999; Pritchard ve Burns, 2003). Ancak yemlikte kalan yem miktarının önceki verilen yemin %2-4’ü arasında olması istenir (Loy, 1999; Pritchard ve Burns, 2003;Hutjens, 1999). Bu nedenle yemlikte kalan yem miktarı %2-4’ün üzerinde ise veya yemlikte hiç yem kalmamışsa düzenlenme yapılması gerektiğini gösterir. İşletmede haftada bir kez kalan yem miktarının tartılarak kalan yem miktarı ve içerik özelliğinin tespit edilmesi gerekir. Puanlama sadece yemlikte, yem olup olmadığını değil yemin kalitesi ve özeliklerini de dikkate alır ve hayvanların davranış ve verim özelikleri ile yemlik mesafesi ve yemleme sırasında ve yemleme öncesi ile yemleme sonrası davranışları da dikkate almaktadır.

DIŞKI PUANLAMA
Süt sığırlarının rumen faaliyetleri veya besleme düzeyi hakkında fikir edinmek için dışkı puanlama sistemi kullanılmaktadır. Ahırda gübre değerlendirme yapmak için ahır içinde hayvanların yatak yeri ve gezinti alanında gözlem yapılmalı gerekirse fotoğraf makinesi ile tespitlerde bulunulmalıdır. Özellikle yakın zamanda yapılmış olan dışkılar incelenmelidir. Michigan sisteminde taze gübre puanlamada kıvam, gübrenin su içeriği ile lif içeriği ile yem tipi ve geçiş hızına bağlı olarak yapılır. 5 puan üzerinden yapılan puanlamada 3 ideal puandır (Hutjens, 1999). İneklerin laktasyon dönemlerine göre gübre puanı değişim gösterebilir.

RUMEN DOLULUK PUANI
Rumen doluluğu 1-5 puan arasında değerlendirilir. Arkadan bakıldığında, rumenin hissedilme düzeyi puanlamada kriter oluşturmaktadır. Rumen doluluk durumu inek yem tüketimi, fermantasyon hızı ve yemlerin sindirim sisteminden geçiş hızı hakkında bilgi verir. Derin bir açlık çukuru, kaburganın arkasında açlık çukuru bir el genişliğinden daha derin ise işkembe boş, inek az veya yememiş demektir. İnekte belirgin bir hastalık veya çok kötü yem ifadesidir. Özellikle buzağılama sonrası olan ineklerde açlık çukuru belirgin, kaburganın arkasında açlık çukuru bir el genişliğinden daha derin ve üçgen görünebiliyor ise yetersiz beslenme ve dengesiz rasyon söz konusu olabilecek dışkı skoruna da bakılması gerekir. Rumen doluluğu 3 puan ise sağmal inekler için ideal puan olarak kabul edilmekte olup bu durumda ki inekte işkembe dış bükey görünür, elle bastırıldığında ise sert olduğu hissedilir. Laktasyonun son döneminde ve kurudaki ineklerde sıklıkla görülen 4 puan durumdan ise açlık çukuru fark edilemeyecek bir doluluk düzeyi vardır. Aşırı dolu işkembe ifadesi olan 5 puan durumunda ise sağrı ile kaburgalar arası geçiş düzgün olup geçiş fark edilemeyecek düzeydedir.

RUMEN HAREKETLERİ
Sığırların, mideleri 4 bölümlü olup rumen duvarları oldukça güçlü bir kas yapısına sahiptir ve sindirim kanalındaki toplam içeriğin 2/3’ünden fazlası rumende bulunur. Rumen içeriğinin pH’ı 5.5-7.0 ve sıcaklığı da 39 – 40 0C arasında olmalıdır. Bu ortam mikroorganizmaların çoğalması için ideal ortamı oluşturur. Alınan yem 20-48 saat gibi bir zaman boyunca rumende kalır. Bu süre yemin sindirim kanalından toplam geçiş süresinin (40-72 saat) yarısı kadardır. Rumenin kasılıp gevşemesi arasında 50-60 sn kadar bir süre geçer. Rumen hareketleri de önemli bir gösterge olup dakikada 2 kontraksiyon normal aktivite göstergesidir (Gardner, 2012). Her 5 dakikada bir 10 ila 12 güçlü rumen kasılı olmalıdır.

GEVİŞ GETİRME
Hayvan genellikle dinlenme halinde refleks bir geğirme ile besinlerini ağza getirerek dişleriyle damak arasında iyice ezer. Bu olaya geviş getirme denir. Rumenin kasılıp gevşemesi arasında 50-60 sn kadar bir süre geçer. Rumen hareketleri de önemli bir gösterge olup dakikada 2 kontraksiyon normal aktivite göstergesidir (Gardner, 2012). Her 5 dakikada bir 10 ila 12 güçlü rumen hareketi olmalıdır. Ayrıca hayvanların seçiciliği ve geviş getirme sayısı kontrolü de karışım kalitesi hakkında fikir verebilir. Normal koşullarda hayvanlar dakikada 60 çiğneme hareketi yaparlar. Bu sayı 40 adet/dakika’nın altında ise rumen aktivitesinin ve pH’ın olumsuz etkilendiği bilinmelidir.

VÜCUT KONDÜSYON PUANI
Vücut kondisyon puanı hayvanların gruplanması ve besleme durumunun ve üreme performansının değerlendirilmesi açısından kullanılabilecek önemli bir araçtır (Wiltbank ve ark., 2007). Puanlama, 1-5 değerleri arasında sayısal olarak yapılmaktadır (Bewley, 2008; Anonim, 2011). Laktasyon seyri içerisinde beklenen vücut kondisyon puanı (VKP)’nı göstermeyen ineklerde süt veriminde, üreme performansında düşüşler ve metabolik problemlerde artış görülebilmektedir (Treacher ve ark. 1986).

SÜT VERİMİ VE KOMPOZİSYONU
Sütün en önemli yapı taşları yağ, protein ve laktozdur. Süt protein ve laktozu besleme manipülasyonlarından çok sınırlı düzeyde etkilenir ve her iki süt elemanı birbirleri ile sıkı bir ilişki içindedirler ve laktoz ile süt proteini meme bezlerinden birlikte salgılanırlar. Süt kompozisyonunu genetik yapı ile çevre koşulları ve bunun içinde de en önemli faktör olan besleme ile belirlenir. Sağmal ineklerin beslenmesinde ki aksaklığın veya olumsuzlukların en önemli göstergesi de yine süt verimi ve kompozisyonundaki değişmelerdir.

KAN METABOLİTLERİ
Kan testleri pek çok alanda çok uzun yıllardır erken teşhis ve kontrol amacı ile kullanılmaktadır. Bu test sonuçları canlının fizyolojik durumuna göre normal değerlerlerle karşılaştırılarak bilgi edinilmesini sağlamaktadır. Besleme ise canlıların kan metabolik profilinde köklü değişiklikler meydana gelebilmektedir (Dhiman et al., 1991; Khaled et al., 1999; Ingvartsen, 2006; Payne ve Dew, 1970). Sığır rasyonlarındaki minerallerin, proteinlerin ve vitaminlerin eksikliği metabolizmada büyük değişikliklere neden olur (Pârvu, 1992). Ayrıca geçiş dönemi ve erken laktasyon gibi bazı dönemlerde görülen problemlerin görülme sıklığı artmaktadır.

YEMLEMECİ

Yemlik yönetiminde yem hazırlama ve hayvanların yemlenmesi konusunda sorumlu bir personel olması ve bu personelin bu konuda eğitim almış olması gerekir. Yemlemeci sistemin en önemli bileşenlerinden olup etkisi bütünleşmiş bir sistem içinde mümkündür. Bu bütünleşmiş sistemde, rasyon hazırlamadan sorumlu kişi ve iş yönetiminden sorumlu ve sürü sahibinin ortak anlayışla ve işbirliği içerisinde yaklaşması çok önemlidir. Yemlemecinin, yemler, yem hazırlama ve yemleme aşamalarına ait bilgilere sahip olması gerekir (Soriona, 2016).

SONUÇ
Yemlik yönetimi, yüksek performans için sığırlarının ihtiyaç duyduğu yem miktarını sağlayarak kârlı üretime olanak sağlar. Bugün yaşanan birçok sorunda yemlik yönetimine gereken özenin gösterilmemesi yatmaktadır. Yemlik yönetimi uygulamaları işletmelerin ticaret, gelir yaratma ve ekonomik sürdürülebilirliğine kârlılığına etkisi ile yem güvenliğine önemli katkıda bulunacak sürü yönetim uygulamasıdır.

Kontrol edin

YEM GÜVENLİĞİ

Güvenli hayvan yemi hayvanların sağlığı, çevre ve hayvansal gıda güvenliği için önemlidir. Hayvan yemi güvenliği …