Ana Sayfa / Röportaj / Su ürünleri ihracat şampiyonunun hedefi dünya liderliği

Su ürünleri ihracat şampiyonunun hedefi dünya liderliği

Orhan Kılıç, Kılıç Deniz Yönetim Kurulu Başkanı: “Bodrum’dan başlayan su ürünleri sektöründeki yolculuğumuzda bugün, dünyanın 5 kıtasındaki 60’tan fazla ülkeye yaptığımız ihracat ile 200 milyon dolara yaklaştık. Bu performansımızla 8 yıldır üst üste Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü’nün ihracat şampiyonu olduk.”

orhan-kilic

Orhan KILIÇ – Kılıç Deniz, Yönetim Kurulu Başkanı

Su ürünleri yetiştiriciliğinde dünyanın önde gelen firmaları arasında bulunan Kılıç Deniz, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller kategorisinde 160 milyon dolarlık ihracat rakamıyla yeni bir rekora imza atarak 2017 yılının da ihracat şampiyonu oldu. 65 bin tonluk kapasitesiyle dünyanın en büyük çipura ve levrek üreticisi konumuna gelen firma üretiminin yüzde 70’ini Amerika ve Rusya başta olmak üzere 60 ülkeye ihraç ediyor.

Bodrumlu balıkçı bir ailenin çocuğu olan Kılıç Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç’ın 28 yıl önce küçük bir işletme olarak kurduğu şirket, bugün dünyanın zirvesine oynuyor. Sektörde hızlı adımlarla zirveye yürüyen ve bugün Türkiye ve Avrupa’nın en büyük ve dünyanın da önde gelen su ürünleri firmalarından biri olduklarını söyleyen Orhan Kılıç ile mütevazı bir şirketten bugün 5 kıtaya ürün satan dev bir markaya ulaşan hikâyelerini ve sektöre yönelik beklentilerini konuştuk.

Sayın Kılıç, Holding olarak Türkiye’de kültür balıkçılığı alanında hizmet veren ve bu konuda önemli bir başarı yakalamış firmalardan birisiniz. Öncelikle bu alandaki yatırım kararınızın hikâyesini ve bu işe nasıl başladığınızı anlatır mısınız?
Sebze ve meyve üretimi ile iş hayatına atıldım. İlk ihracatımızı domates ile Fransa’ya gerçekleştirdik. Aynı dönemde Bodrum’da yetişen portakal ve mandalinaları yurt dışına ihraç ettik. Denizlerdeki balıkların hızla tükendiğini gözlemlememizin ardından aile mesleğini akuakültür sektörüne yönelerek sürdürmek istedim. Japonya ve Norveç’te yaptığım araştırmalar sonunda bundan 28 yıl önce Salih Adası’nda kurduğum mütevazı bir işletmeyle su ürünleri sektörüne ilk adımımı attım. Bu tesisin kapasitesi, yıllık 30 ton çipura idi.

Çeyrek asrı geride bırakmış bir firma olarak bugün geldiğiniz noktada kendinizi kültür balıkçılığı piyasasında nerede görüyorsunuz? Tesisleriniz, kapasiteniz gibi konularda ne kadar mesafe kaydettiniz?
Bugün geriye baktığımda çok doğru bir kararla doğru bir girişim yaptığımı görüyorum. Kurduğumuz işletme hızla büyüdü. 1991 yılında kurulan Kılıç Deniz Ürünleri Üretimi İhracat İthalat Ticaret A.Ş. bugün, yavru ve hasatlık balıkçılığın yanı sıra yem üretimi yapan, işleme ve paketlemenin ardından satışını gerçekleştiren, kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayan, A’dan Z’ye tüm sürece hakim sektördeki tek entegre tesis haline geldi. Bu süre zarfında yıllık 65 bin tonluk kapasiteye ulaştık. Kılıç bugün sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın sayılı kuruluşları arasında gösteriliyor.

8 yıldır üst üste sektörün ihracat lideri oluyorsunuz. Kaç ülkeye ihracat gerçekleştiriyorsunuz? En etkin olduğunuz pazarlar hangileri?
Türkiye ve Avrupa’nın en büyük ve dünyanın da önde gelen su ürünleri firmalarından biriyiz. Kılıç Deniz, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller kategorisinde 2017 yılı ihracatıyla birinci sırada yer aldı. Kılıç Deniz olarak Türkiye ekonomisine katkı sağlama hedefiyle 2017 yılında 160 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İhracatta kendi kategorimizin lideri olmanın sevinç ve gururunu yaşıyoruz. Almanya, Bulgaristan, Fransa, Hollanda, Yunanistan, Dominik Cumhuriyeti gibi ülkeler başta olmak üzere toplamda 60 ülkeye Akdeniz’in balıklarını Türk marka etiketiyle taşıyoruz. Özellikle Avrupa, sektörde en etkin olduğumuz pazarlardan biri haline geldi. Avrupa’da tüketilen her 3 levrek ve çipuradan biri Türkiye’den ve bir Türk markası adı altında tüketiliyor. Bu bizim için tarif edilemez bir gurur. Su ürünleri ihracatında Türkiye ve Avrupa sınırlarını çoktan aştık.

Yeni pazarlara yönelik çalışmalarınız var mı?
Hedefimiz bu alanda dünya liderliği. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Dominik Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiğimiz yavru balık ihracatıyla, Avrupa’dan sonra önemli pazarlardan olan Amerika’ya 1.2 milyon adet canlı balık gönderdik. Bu hem ülkemiz hem de Kılıç Deniz için bir ilk ve çok önemli bir başarıdır. Kılıç Deniz olarak artık her yıl, hem yatırım hem de satış anlamında hedeflerimizi büyüterek ilerlemek durumundayız; çünkü Türkiye ve Avrupa gibi iki büyük pazarda su ürünleri üretiminde lider ve takip edilir konumdayız. Bu durum bizim sektöre olan sorumluluğumuzu hem yatırım hem de üretim anlamında arttırıyor.

Firma olarak son tüketiciyle yani vatandaşla ilişkileriniz nasıl? Ürünlerinize nasıl ulaşılabiliyor?
Sağlıklı nesillerin yetişmesine katkıda bulunmak misyonuyla balık tüketiminin artması gerektiğine inanıyoruz. Bu düşünce ile Kılıç Market’leri hizmete sunduk. Bu yoldaki önemli kilometre taşlarımızdan biri de Bodrum ve İzmir Bostanlı’da halkımızın hizmetine açtığımız balık marketlerimiz oldu. Bu marketlerimizin sayılarını orta ve uzun vadede arttırarak yurt geneline yaymayı planlıyoruz. Böylelikle çok daha fazla insanımıza ulaşmayı ve kişi başı yıllık balık tüketimi ortalamamızı artırmayı hedefliyoruz.

Sağlıklı beslenme yönünde artan bilincin balık tüketimine etkisi oldu mu? Ülke olarak balık tüketimimiz ne durumda?
Dünyada ve Türkiye’de sağlıklı beslenme yönünde gelişen bilinçle birlikte, su ürünleri sektörünün genel balık tüketimi içindeki payı da arttı. Sektörümüzün ve firmamızın bu denli büyük bir hızla büyümesi bize aydınlık bir gelecek vaat ediyor. Önümüzdeki dönemde de Anadolu’da ve denizaşırı ülkelerde yatırımlarımıza devam edeceğiz.

Siz yem ihtiyacınızı bünyenizde kurduğunuz yem fabrikalarınızla karşılıyorsunuz. Kılıç Yem’in faaliyetleriyle ilgili bilgi alabilir miyiz?
Yem fabrikası olarak sadece çeşitli türlere ait balık yemi üretimi yapıyoruz. 2003 yılında kurduğumuz yem fabrikasında çipura, levrek ve alabalık haricinde mercan, tilapia, minekop, sivriburun karagöz, sarıağız (granyöz), kalkan ve sinarit türlerine ait yem üretiyoruz. Bugün 160 bin ton kapasite ile yem üretimi gerçekleştiriyoruz.

Üretim tesislerinizde kullandığınız teknolojiler hakkında bilgi verir misiniz?
Tüm üretim tesislerimizde son teknoloji işleme makineleriyle faaliyet gösteriyoruz. Çevreyi ve doğayı korumak için sürdürülebilir üretimin vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Bunun bilinci ve sorumluluğuyla da üretimlerimizde karbon salımı azaltımına büyük önem veriyoruz. “Karbon Ayak İzi”nin minimize edilmesinde, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimin maksimum seviyede olması gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizdeki ve yurt dışındaki yatırımlarımızı buna göre dönüştürüyor, yeni yatırımlarımızı buna göre planlıyoruz.

Akva-kültür sektöründeki faaliyetleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
Firma olarak akva-kültür sektörüne 30 tonluk kapasiteyle giriş yapmıştık. Bugün yıllık 65 bin ton üretim kapasitesi ve 160 milyon dolara ulaşan ihracat hacmiyle sektörünün lideri konumundayız. 60 ülkede toplamda 150 milyon kişinin balık ihtiyacını karşılıyoruz. Mersin’deki yıllık 20 bin ton çipura ve levrek üretimi kapasiteli yeni tesisimizin 2018 yılı sonlarında üretime geçmesiyle, ihracat hacmimizin artmasını hedefliyoruz.

Bir önceki yazımız olan ""İhracatçı firmalar ülke imajı için daha hassas olmalı"" başlıklı makalemizde "feed planet, Mevlüt Oral ve Oryem" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

control

“Gözetim ekstra bir maliyet değildir”

“Yükleme esnasında üründe görsel bir sıkıntı görürsek veya bir problem tespit edersek günün hangi saati …