Ana Sayfa / Röportaj / ‘Otomasyon sistemi kuran işletmeler rakiplerinin önüne geçiyor’

‘Otomasyon sistemi kuran işletmeler rakiplerinin önüne geçiyor’

Tayfun AKTUGAN, Pi Otomasyon: “Otomasyon sayesinde işletmeler yaptıkları hataları tespit etme şansı buluyor, üretim hattında optimizasyon ve iyileştirme operasyonlarını çok daha kolay görebiliyor, maliyeti etkileyen hammadde ve sarf malzemeleri konusunda daha hassas kullanım oranlarına sahip oluyorlar.”

tayfun_aktugan_pi_otomasyonSanayi 4.0 evresinin yaşandığı çağımızda etkin ve verimli üretim için otomasyon artık bir tesis için olmazsa olmazlar arasında. Sadece üretim verimliliği ve kalitesini artırma açısından değil, ürün geçmişinin takibi bakımından da otomasyon önemli. Artık birçok ülke ithal ettiği ürünün tohumdan market rafına kadar süreçte geçirdiği evreyi bilmek istiyor, şeffaflığı zorunlu kılıyor. Bu sürecin takibi de otomasyon gerektiriyor. Türkiye’de bu alanda hizmet veren çok sayıda şirket var. Bunlar arasında 2010 yılında kurulmasının ardından özellikle yem sektöründe önemli işlere imza atan Pi Otomasyon dikkat çekiyor. İzmir merkezli şirket, otomasyon ve Endüstriyel IT çözümleri sunuyor. Şimdiye dek Abalıoğlu, Keskinoğlu, Matlı ve Beyza gibi sektörde öncü konumundaki firmalara otomasyon sistemleri kuran şirket, hammadde kabulden dozajlamaya, stoklamadan paketlemeye kadar tüm süreçlerde yem tesisleri için sistem kurumu ve raporlama hizmeti veriyor. Pi Otomasyon Kontrol ve Yazılım Limited Şirketi Genel Müdürü Tayfun Aktugan ile büyümeyi hedefleyen şirketler için otomasyonun önemini konuştuk. Otomasyonun kârlılığı artırdığını vurgulayan Aktugan, bu sisteme geçen şirketlerin rakiplerini geride bıraktığını ifade etti.
İşte Tayfun Aktugan’ın otomasyon konusunda sorularımıza verdiği cevaplar:

Bize şirketiniz ve faaliyet alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Pi Otomasyon olarak endüstriyel otomasyon ve bilgi teknolojileri alanında hizmet veriyoruz. Faaliyet alanlarımız içerisinde, gıda üretim ve yem tesisleri, maden & mineral üretim tesisleri, altyapı yatırımları (atıksu, tünel, OSB vs..) ve bilgi teknolojileri bulunmaktadır.

Otomasyon sistemleri özellikle hangi ölçekteki işletmeler için avantajlı? Otomasyon sistemi kurulan tesislerin diğerlerine göre avantajları nedir?
Özellikle yem fabrikaları bazında konuşmak gerekirse, artık aylık 3 bin ton ve üzerinde üretim yapan bütün fabrikaların büyümek için otomasyon ve bilgi teknolojilerine yatırım yapmaları gerekiyor. Otomasyon sistemi, bu üretim miktarının üzerine çıkmış fabrikaları standartlaşmış üretim, kalite kontrol, hammadde alım süreçlerinin optimize edilmesi, maliyet adımları, sevkiyat optimizasyonu gibi konularda rekabet ettiği bütün şirketlere karşı ve tedarik zincirinde bulunan şirketlere karşı avantajlı hale getiriyor.

Otomasyon sistemlerinin sahip olma maliyetleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Bu sistemlerin kendilerini amorti etme süresi nedir?
Otomasyon sistemine sahip olmanın maliyeti sanıldığı kadar yüksek değil. Üstelik getirmiş olduğu kalite kontrol, maliyetlendirme, anlık stok, sevkiyat, laboratuvar, entegrasyon avantajları göz önüne alındığı zaman amorti süresinin 6-14 ay arasında değiştiğini söyleyebiliriz.
Türkiye’de ve yurtdışında, şimdiye dek kaç fabrikaya/şirkete hizmet verdiniz?
Şu ana kadar yurtiçinde irili-ufaklı 190 tesise, yurtdışında da 15 tesise hizmet verdik.

Şimdiye dek önde gelen birçok yem fabrikasına sistem kurdunuz. Bu tesislerinden şu ana kadar ne gibi geri bildirimler aldınız?
Çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. İşletmeler, bu sistemle farkında olmadan sürekli yaptıkları hataları çok keskin şekilde tespit etme şansı buluyor, üretim hattında optimizasyon ve iyileştirme operasyonlarını çok daha kolay görebiliyorlar, maliyeti etkileyen hammadde ve sarf malzemeleri konusunda daha hassas kullanım oranlarına sahip oluyorlar. Bu da karlılığı yukarı taşıyor. Her şeyden önce izlenebilirlik onlara büyük avantaj sağlıyor.

Sektörünüzde Türkiye’de hizmet veren kaç şirket var? Sizi, rakiplerinizden farklı kılan özellikler neler?
Maalesef tam sayıyı vermek mümkün değil. Bir laptop ile şirket kuruyorlar, fakat ortaya çıkan sonuçlar müşterileri mağdur etmekten başka bir işe yaramıyor. Pi Otomasyon olarak yaklaşık 35 kişilik bir ekibe sahibiz. Pano montaj ve testleri, PLC & Enstrümantasyon, elektrik işleri ve bilgi teknolojileri departmanlarımız bulunmaktadır. Bu yapıyı Avrupa’da görebilirsiniz, fakat bu, Türkiye’de rakiplerimizde gördüğümüz bir yapılanma şekli değil.

En son teknolojilerle daha hızlı ve daha düşük maliyetlerle üreten işletmeler artık daha başarılı. Peki, yem sektörü sizce bu dijital dönüşümü gerçekleştirebiliyor mu?
Gerçekleştiren işletmelerin rakiplerinin önüne geçtiğini çok açık bir şekilde görebiliyoruz. Bu yatırımları yapmayanların ise pazar payını kaybettiğini ve gerilediğini görüyoruz.

Yurtdışına yönelik faaliyetleriniz ve hedefleriniz var mı?
Pi Otomasyon’un İran ve Mısır’da temsilcilikleri var. Bu bölgelerde doğrudan iş takibi yapmaktayız. İç savaştan önce Suriye ile de iyi iş ilişkileri içerisindeydik, fakat şu anki durum hepimizin malumu. Rusya ve Kuzey Afrika da ilgilendiğimiz pazarlar arasında.

Bir önceki yazımız olan "“Promas ST ile pahalı yatırımlar tarih olacak”" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

control

“Gözetim ekstra bir maliyet değildir”

“Yükleme esnasında üründe görsel bir sıkıntı görürsek veya bir problem tespit edersek günün hangi saati …