Ana Sayfa / Özel Dosya / Mikotoksin kontrolü için tahılların ileri düzeyde temizlenmesi

Mikotoksin kontrolü için tahılların ileri düzeyde temizlenmesi

Mikotoksin kirliliği, küresel bir tehdittir. Bu problemi çözmek için tüm proses boyunca tarladan son ürüne kadar tam bir değer zinciri yaklaşımı uygulamamız gerekiyor. Tahıl temizliği de bunun bir parçası.

Katarina_Slettengren_feed17Dr. Katarina Slettengren
 Analiz Laboratuvarı Bilim Başkanı
Bühler AG
Mikotoksinler büyük bir ekonomik etkiye sahiptir. Ekonomik etkiye sahip olmasının nedeni, her şeyden önce, doğrudan bozulmayı ve verim kayıplarını da beraberinde getiren besin değerinde yarattığı düşüştür. Ayrıca, küflenerek kirlendikten sonra tahılların besin değeri de düşer. İkincisi ve daha önemlisi, mikotoksinlerin insan ve hayvan sağlığı üzerindeki etkisidir; bu hayvan üretimini etkilediği gibi yerel ve uluslararası ticareti de etkilemektedir (Iheshiulor ve ark., 2011). İnsanların ve hayvanların mikotoksinleri belli bir seviyenin üzerinde tüketmesi halinde, mikotoksinler, mikotoksikoz denilen toksik bir tepkiye yol açabilir. Mikotoksinlerin etkisi, hayvan türüne, mikotoksin türüne, konsantrasyon seviyesine ve mikotoksinlere maruz kalma süresine bağlıdır. Tipik semptomlar arasında düşük ağırlık, düşük verim ve düşük doğurganlık ve bağışıklık sistemini baskılama vardır. Mikotoksikozun klinik belirtileri arasında ishal, karaciğer ve böbrek hasarı, akciğer ödemi, kusma, kanama ve tümörler yer alır (Streit ve ark., 2012; Iheshiulor ve ark., 2011).

MİKOTOKSİNLERİN ETKİLERİ
Avrupa Birliği, hayvan yeminde uygun aflatoksin B1 seviyelerini düzenlediği gibi Birlik, deoksinivalenol, zearalenon, fumonisinler ve okratoksin A için AB Komisyon prensiplerini de temin eder. Fakat hayvan performansı üzerinde düşük konsantrasyonun etkisi (yasal veya prensip değerlerin altında) hakkın ayrıntılı bir araştırma yapılmış değil. Bu düşük konsantrasyonların, ciddi etkileri olabilir. Aflatoksinler, en ciddi tehlike olarak kabul edilirken, bunların en zehirlisi olan alfatoksin B1 aynı zamanda oldukça kanserojen bir formdur da. Süt veren sığırların tükettiği aflatoksin B1 sadece hayvan sağlığını tehdit etmekle kalmaz; aynı zamanda – aflatoksin M1 formunda süte de aktarılır ve insanlar için potansiyel bir kanserojendir (Streit ve ark., 2012).

Alfatoksin zehirlenmesinin klinik belirtileri arasında karaciğer hasarı, düşen verim ve düşük yumurta kabuğu ve iskelet kalitesi ve hastalığa daha çok yakalanma ihtimali vardır. Deoksinivalenol, domuzlarda (> 2 mg / kg) yem alımının azalmasına ve daha düşük ağırlık artışlarına, hatta yüksek konsantrasyonlarda (> 20 mg / kg) kusma ve yemin reddine neden olur. Zearalenon doğurganlık problemlerine neden olabilir ve vulva kızarıklığı ve domuzlarda vajinal veya rektal sarkmalara yol açabilir. Fumonisinler, merkezi sinir sistemini etkiler ve domuz akciğer ödemine ortaya çıkarabilir (PPE). Okratoksin A, esas olarak domuzlarda ve kümes hayvanlarında böbrekleri etkiler ve kümes hayvanlarında karaciğer yağlanmasına neden olabilir. T-2 ve HT-2 gibi diğer trikotosenler de yem alımını azaltabilir, cilt tahrişine neden olabilir, anormal yavrulara yol açabilir ve hastalık riskini artırabilir. Ergot alkaloidleri, sinir sistemi bozukluklarına, kasılmalara, ishale ve kangrene neden olabilir, ayrıca doğurganlığı da etkiler (Bryden, 2012). Ayrıca küfler, farklı türlerde mikotoksinler üretebilir çünkü yemler çoğu zaman farklı hammaddelerin bir karışımından meydana gelmektedir. Bu, hayvan sağlığı ve performansı üzerinde hem katkı hem de sinerjik etkilerle birlikte birçok farklı mikotoksin karışımı içerdikleri anlamına gelir (Streit ve ark., 2012).

TÜM PROSES ZİNCİRİ İÇİN STRATEJİLER
Mikotoksin seviyelerini düşürmek adına bütün proses zinciri boyunca stratejiler uygulamak gerekmektedir. Bu stratejiler, mantar büyümesi ve mikotoksin formasyonunun, arasında diğer kontrol önlemlerinin yanı sıra uygun çeşit seçimi ve ürün rotasyonun olduğu iyi tarımcılık pratiklerinin uygulayarak engellenmesinin gerektiği yer olan tarlada başlar. Hasattan sonra, daha fazla küf büyümesini ve mikotoksin oluşumunu önlemek için taneleri kurutarak istikrarlı bir hale getirmeliyiz. Daha ileriki prosesler sırasında çapraz bulaşmayı önlemek adına mikotoksin düzeylerini düşürmemiz ve mümkün olan en erken aşamada kirlenmiş tahılları çıkarmamız önemlidir. Mikotoksin seviyeleri, tahıl temizliği – kirli çekirdeklerin fiziksel olarak çıkarılması – ile düşürülebilir. Bu işlem tahıllar öğütülmeden önce yapılmalıdır çünkü sonrasında kirlenmeyi gidermek çok daha zor olacaktır. Diğer bir önemli nokta, tahılların güvenli bir şekilde taşınmasını ve saklanmasını sağlamaktır. Güvenli depolama, herhangi bir kümelenme riski olmadan kuru ve serin bir ortamda depolamak anlamına gelmektedir. Hayvanlara verildiğinde, mikotoksinleri bağlamak ya da indirgemek ve bu şekilde hayvanın alımlarını azaltmak için son ürün yemlere katkı maddeleri eklenebilir. Fakat bu tür katkı maddelerinin verimi ve bunların antibiyotiklerle ve diğer ilaçlarla etkileşimi her zaman tam olarak anlaşılmaz ve bunların biyolojik yararı değişebilir (Zhu ve ark., 2016).

Buhler_1_feed17
Proses zinciri boyunca mikotoksin azaltmanın şematik görünümü

TAHIL TEMİZLİĞİNİN ETKİSİ
Mikotoksinler, normalde bakterileri etkisiz hale getirmek için uygulanan ısı yöntemi ile kolay bir şekilde tahrip edilemeyecek kadar dirençli kimyasal bileşiklerdir. Tahıldaki mikotoksin seviyelerini düşürmek adına, kirli kırık parçaları fiziksel olarak temizleyebiliriz. Tipik olarak toplam tahılın sadece küçük bir kısmını teşkil eden kırık parçalar kirlenmenin çoğunun kaynağıdır. Bu kırık parçaları ayırarak gruptaki mikotoksin seviyesi bir bütün olarak net bir şekilde azaltılabilir. Toz, küçük veya kırık parçaların yanı sıra düşük yoğunluklu ve büzülmüş çekirdekler tipik olarak yüksek bir mikotoksin seviyesi içerir. Genellikle, kirli tahıllar, renk kusurları, yüzeyde değişiklikler veya şekil deformasyonları gibi küf hastalığının görsel belirtilerini taşırlar. Şekil 2’de gösterildiği gibi, toz ve kırık taneler, boyut ayrımı ve havalandırma ile ve düşük yoğunluklu taneler, yoğunluk ayrımı ile giderilebilir. Sonuçta, kirlenmenin görsel işaretlerine sahip taneler optik tasnif ile çıkarılabilir.

Tipik olarak yüksek mikotoksin seviyelerini içeren tahıl parçalarının ve bunların nasıl çıkarılabileceğinin tasviri.
Tipik olarak yüksek mikotoksin seviyelerini içeren tahıl parçalarının ve bunların nasıl çıkarılabileceğinin tasviri.
Aspirasyon ve optik sıralama ile eleme kullanarak, mısırın bir tahıl temizleme çalışması sırasında toplam aflatoksin azalmasını gösteren grafik.
Aspirasyon ve optik sıralama ile eleme kullanarak, mısırın bir tahıl temizleme çalışması sırasında toplam aflatoksin azalmasını gösteren grafik.

MISIR ÜZERİNDE YAPILAN DENEMELER
Bühler halihazırda Horizon 2020 projesi MycoKey’e katılıyor. Burada Gıda Üretim Bilimleri Enstitüsü (ISPA) ile birlikte endüstriyel çapta tahıl temizleme çalışmalarını yaparak tahıl temizlemede mikotoksin azaltma verimliliğini doğrulamaya çalışmaktadır. Yaptığımız birçok çalışmadan biri, 10 µg / kg ve 20 µg / kg farklı aflatoksin kirlenme seviyelerine sahip mısır üzerinde yapıldı. Çalışmalar her biri 3 ton ağırlığındaki gruplarda gerçekleştirildi. Bunlar havalandırma ve optik ayıklama birlikte boyut ayrımı ile temizlendi. Temizlik sonrasında toplam aflaksiyon kirliliğinin, 4 µg/kg’in altına düşürüldüğü belirlendi ve toplam düşüş oranı yüzde 10 civarındayken genel olarak yüzde 70-95 oranında bir azalma ile sonuçlandı. Bu da ürün kalitesinin biyokütle ve yem kalitesinden gıda derecesine yükseltildiği anlamına gelir. 2012’den sonra yapılan önceki çalışmalar, benzer iyi sonuçlar göstermiştir. 4000 µg / kg deoksinivalon kontaminasyon seviyesine sahip ham buğday, havalandırma ve optik ayıklama ile birlikte 1200 µg / kg seviyesine kadar temizlenir. Bu da genel olarak yüzde 70’lık bir düşüş anlamına gelmektedir (Şekil 3). Tahılların ek olarak öğütülerek işlenmesi ile kirlilik seviyesi 600 µg/kg’a gerilerken bu da toplamda yüzde 85’lik bir düşüş anlamına gelmektedir.

YEM İŞLEYİCİLERİ İÇİN GEREKLİ OLAN EĞİTİM
Verimlilik, tahıl türüne ve kirliliğe bağlı olmasına rağmen, bu örnek vaka çalışmaları, tahıl temizliğinin, tahıllardaki mikotoksin seviyelerini etkili bir şekilde azaltmak için gerçekten işe yaradığını göstermektedir. Mikotoksin seviyesini en etkili şekilde azaltmak adına temizlik teknolojilerinin en uygun birleşimini seçmek için bilgi ve deneyime ihtiyaç vardır. Uygulanan azaltma stratejilerini hayata sokmak için, yem işleyenlerin ve üreticilerinin daha fazla eğitilmesi gerekmektedir. Stratejileri daha da geliştirmek ve gelecekteki zorluklarla başa çıkmak için çiftçiler, üreticiler, araştırmacılar ve yasa koyucular arasında sorunsuz işbirliğinin sağlanmasına ihtiyaç vardır. Sonunda, tek bir azaltma stratejisi kendi başına işe yaramaz. İhtiyacımız olan, bu ayrı stratejilerin optimize edilmiş bir kombinasyonudur.

Havalandırma ve optik ayıklama ile birlikte boyut ayırma kullanılarak yumuşak buğdayın tahıl temizleme çalışmasında deoksinivalenol (DON) azalması.
Havalandırma ve optik ayıklama ile birlikte boyut ayırma kullanılarak yumuşak buğdayın tahıl temizleme çalışmasında deoksinivalenol (DON) azalması.

Referanslar talep edilmesi hâlinde mevcuttur.

Bir önceki yazımız olan "YEM KATKI MADDELERİ, PREMİKSLER VE VİTAMİNLER" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

Mycotoxins_feed17

Küf ve Mikotoksinlerle Mücadele Yolları

Mikotoksinler dünyanın tahıl yetiştirilen tüm bölgelerinde ortaya çıkmakla kalmaz, aynı zamanda tam tahıllardan, öğütme yan …