Son Haberler
Ana Sayfa / Kapak Dosyası / Küçük İşletmeler için Haylaj Yapım

Küçük İşletmeler için Haylaj Yapım

Hayvan beslenmesinde kaba yem ihtiyacı genellikle kuru ot ve silaj olarak karşılanmaktadır. Ancak, kuru ot yapımında kalite ve verim kayıpları oldukça fazladır. Geleneksel silaj da ise mekanizasyon parkı büyüklüğü ihtiyacı, teknik bilgi yetersizliğinden kaynaklanan silajın bozulma riski oldukça yüksektir. Bu nedenlerle son yıllarda daha pratik olabilecek farklı yöntemler üzerinde araştırmalar yoğunlaşmış ve alternatif yöntemlerden biri olan haylaj yöntemi belirgin bir şekilde ön plana çıkmıştır. İlk kez 1950’li yıllarda Avrupa da özellikle yarış atlarının beslenmesinde kullanılmaya başlanmış olan haylaj, ismini kuru ot (hay) ve silaj (silage) kelimelerinin birleşiminden almıştır. Düşük nemli ot silajı, balya silajı gibi isimlerle de anılan haylaj, ülkemizde de kaliteli yem açığını azaltmak için uygulama alanı bulmaya başlamıştır. yasemin-vurarakjispi

Dr. Yasemin VURARAK
Doğu Akdeniz Tarımsal araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana
Yasemin.vurarak@tarim.gov.tr

HAYVANCILIĞIMIZ VE YEMLER
Son yapılan Tarımsal İşletmeler Yapı Araştırmaları verilerine göre, Türkiye’de tarımsal işletmelerin %62.3′ ünde bitkisel ve hayvan, %37.2’sinde yalnızca bitkisel, %0.5’inde yalnızca hayvansal üretim yapılmaktadır. Ayrıca, hayvancılık yapan işletmelerin %59.7’sinin 1-4, %25.4’ünün 10-19 adet büyükbaş hayvan varlığına sahiptirler. Bu verilere göre, hayvancılıkla uğraşan işletmelerin genel olarak küçük aile işletmeleri olduğu söylenebilir. Ülkemizde BBHB hayvan varlığımız, 11.3 milyon BBHB sığır ve 3.4 milyon BBHB küçükbaş olmak üzere 14.7 milyon civarındadır. Sağlıklı ve ekonomik bir üretim için ülkemizin kaba yem ihtiyacı “yaşam payı + 7 kg süt/gün” ‘e göre hesaplandığında yılda 100 milyon ton’dur. Ancak kaba yem üretimimiz 38,5 milyon ton olduğu düşünüldüğünde ülkemizin 61,5 milyon ton kaliteli kaba yem açığı bulunduğunu söylenebilir (Ak, 2013). Küçük işletmelerin üretim maliyetlerini azaltmak, karlılıklarını artırmak için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2000 yılından itibaren yapmış oldukları desteklemelerle yem bitkileri üretiminde artış olduğu bildirilmiştir (Akman ve ark.,2007). Bu artışla birlikte toplam ekim alanlarının %10.9’ unda yem bitkisi üretimi yapıldığı 2015 yılı kayıtlarında yer almaktadır. Bu üretimin bir kısmı kuru ot, bir kısmı geleneksel silaj ve bir kısmı da doğrudan otlatmada kullanılmaktadır.

Sağlıklı hayvansal ürünler elde etmek için sağlıklı yemlerle hayvanların beslenmesi gerekir. Ancak küçük işletmeler içim hem masraflı ham de erişimi her zaman mümkün değildir. Bilindiği gibi yemler kaba ve kesif yem olmak üzere iki bölümde incelenirler. Kaba yem üretimi bir hayvancılık işletmesinde ekonomik yem sağlamada ilk başvurulacak kaynaktır ve işletmenin en önemli girdisidir. Hayvancılık işletmelerinin temel girdilerinin %40-90’ını yem girdisi oluşturmaktadır (Charmley, 2001; Soya ve ark., 2004; Yolcu ve Tan, 2008).

Yem üretimi yapan pek çok işletmede kuru ot balyası yapımı daha yaygın olmakla birlikte, hasat ve muhafaza sırasında en az %30-50 oranında protein ve diğer besin kayıplarının olduğu pek çok araştırma ile tespit edilmiştir (Wilkinson at al., 1996; Bayar ve Yumak, 2000; Yaman ve Sönmezler, 2011; Yıldız ve ark., 2008; Kılıç ve Galipoğlu, 2008). Geleneksel silaj yapımında ise, silolama tekniklerinin tam uygulanmaması halinde hem kayıplar artmakta hem de siloların kullanım için açılmasıyla birlikte hızlı bir şekilde bozulmalar oluşmaktadır. Bu nedenle dünyada son 30-40 yıldır balya silajı yapımı artarken, kuru ot tüketimi azalma eğilimindedir (Wilkinson at al., 1996). Türkiye’de de son yıllarda hayvancılık işletmelerinde balya silajı kullanılmaya başlanmış ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca da bu uygulamalar destekleme kapsamına alınmıştır.

HAYLAJ NEDİR?
Haylaj, ismini kuru ot (hay) ve silaj (silage) kelimelerinin birleşiminden almıştır. Düşük nemli ot silajı, balya silajı gibi isimlerle de anılan haylaj, ülkemizde de kaliteli yem açığını azaltmak için uygulama alanı bulmaya başlamıştır. Geleneksel silaj, çok zengin su içeriğine sahip (%25-30 kuru madde) yemlerin parçalanarak yığınlar halinde sıkıştırılıp havasız ortama bırakılmasıyla oluşturulur. Haylaj ise nem içeriği geleneksel silaja göre daha az (%40-60 kuru madde) düzeyinde olan yemlerin balyalar halinde sıkıştırılıp plastik ambalajlara sarılarak havasız ortama bırakılmasıyla hazırlanırlar (Kılıç, 2010; Kutlu ve Çelik, 2010) .

Haylajda pH Değeri: Geleneksel silajlarda kritik pH değeri 3.9 ve altıdır. Haylajda ise bu değer yüksektir. Genel olarak mevsim ve kullanılan bitki materyaline göre pH 4.3-6.5 arasında değişebilir (Huhnkle at al., 1997; Kılıç, 2010).

Haylajda Kuru Madde İçeriği: Kuru otlar %16-20, geleneksel silajlar %70-85 men içeriğinde depolanırken, haylajlar %40-60 nem içeriğinde iken balyalanırlar. (Kılıç ve Garipoğlu, 2008). Bu nedenle haylaj olarak değerlendirilecek ürün ya kuru madde miktarı fazla iken hasat edilmeli ya da hasat edildikten sonra bu oranlardaki kuru madde miktarına erişinceye kadar bekletilmelidir; yani soldurulmalıdır. Bu durum balya silajında laktik asit fermantasyonunu olumlu yönde etkiler. Eğer kuru madde oranı düşük iken hasat yapılacak ise, soldurma oranını da çok iyi ayarlamak gerekmektedir.

Haylajda Parçalama İşlemi: Geleneksel silajlarda hasat sırasında parçalama işlemi yapılmakta ve bu süreç silaj yapımının en önemli bölümlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yapılan pek çok çalışmada parçalama miktarının artması ile geleneksel silaj kalitesinin arttığı bildirilmiştir. Haylaj yapımında ise, otları gereğinden fazla miktarda kısaltmak ruminasyonu, çiğnemeyi, salya miktarını düşürür ve süt veriminin de düşmesine neden olur. Günlük olarak ruminantlarda 70-180 litre tükürük üretilir. Bu tükürük sayesinde rumen fermantasyonu içinde ideal bir ortam sağlanabilir. Tükürük üretimi ve çiğneme zamanı arasındaki ilişki incelenmiş ve çiğneme miktarının %2.9 yağlı bir süt elde edilebilmesi için en az 24 dakika olması gerektiği bildirilmiştir. Çiğneme süresi verilen yemin boyutları ile ilgi olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle “Haylaj, geleneksel silajlara göre hayvan sağlığı için daha faydalıdır” ifadesine akademik çalışma sonuçlarında yer verilmektedir (Schroeder, 2004)

Haylajda Sarma (Kaplama) İşlemi ve Muhafaza: Sarma işlemi geciktirilirse balya içinde sıcaklık yükselir ve silaj kalitesinde kayıplar artar. Bu nedenle balyalamayı takiben 6 en geç 12 saat içinde sarma işlemi bitirilmelidir (Sullivan, 1998). Büyük balya silajlarında 6-8 kat polietilen malzeme ile kaplanması uygulamasının 4 kat ile karşılaştırıldığında silaj kalitesinin daha iyi, küf gelişiminin de daha az olduğu bildirilmiştir (Keller at al., 1998) . Ancak, yonca büyük balya silajında yapılan bir çalışmada kat sarma sayısının en az 20 olması gerektiği bildirilmiştir (Kavalcıoğlu, 2008). Küçük balya silajlarında kat sayısının 4 ile 6 kattan arasında kalite olarak fark tespit edilememiştir (Yaman ve Sönmezler, 2011). Genel olarak baharda hasat edilen ürünlerde açık renkli, sonbaharda hasat edilen ürünlerde ise koyu renkli polietilen malzeme tercih edilmelidir. Yapılan bazı araştırmalarda polietilen malzeme renginin doğrudan silaj kalitesini etkilememesine rağmen, silaj parlaklığını etkilediğini bildirmişlerdir (Kavalcıoğlu, 2008) . Haylaj yapıldıktan sonra kuru, gölge bir yerde en fazla 3 kat balya silajı üst üste ve 3 sırada yan yana dizildikten sonra üzeri 2 kat naylon ya da fiberglas ile örtülmelidir (Kutlu ve Çelik, 2010). Ayrıca çok uzun süre güneş altında bekleyen yuvarlak balya silajlarında yemin terlemesi, iç polietilen örtüde suyun birikmesine, yemin alt kısımlarında hava ve nem alışverişi olayının olmasına neden olur. Bu nedenle yemler gölgede bekletilmelidirler ( Kılıç, 2010).

Haylajda Kaplama Malzemesi Özellikleri: Kullanılan polietilen malzemenin kalınlık değerleri oksijen geçirgenliğini dolayısıyla malzemenin bozulma gün sayısını etkilemekte olduğu bilinmektedir. Savoie (1998) ot silaj balyalarının ambalajlanmasında kullanılan polietilen malzemenin kalınlıkları ile silaj dayanım sürelerinin, minimum maliyetle nasıl yapılabileceği konusunu araştırmıştır. Araştırmacı çalışma sonucunda; 25 μm kalınlığındaki plastik örtü ile yapılan balya silajında, yem niteliğinin ortalama %2,4 kaybolduğunu ifade ederken, örtü kalınlığının 400 μm’ye çıkarılması halinde kayıpların %0,16’ya düştüğünü belirtmektedir. 3 aylık bir depolama periyodu için 100 μm kalınlığındaki polietilen malzemeyi yeterli görülürken, depolama periyodu 7 aya çıktığı zaman 150 μm, 12 aylık bir depolama periyodu içinde 200 μm kalınlığındaki malzemenin kullanılmasının maliyet ve kayıplar açısından uygun olduğu sonucu tespit edilmiştir.

Haylajda Katkı Maddesi Kullanımı: Geleneksel silajlarda özellikle baklagil otlarının silaj olarak değerlendirilmesinde kalitenin korunması için silaj içine mutlaka bazı katkı maddelerinin belli miktarlarda konulması gerekmektedir. Baklagil otların protein değerlerinin yüksek olmasına rağmen silajlarının yapımı oldukça zordur. Haylaj yapımında ise ister baklagil ister buğdaygil yem bitkileri olsun her hangi bir katkı maddesine ihtiyaç bulunmadığı çalışmalarda bildirilmektedir (Yaman ve Sönmezler, 2011; Kılıç ve Galipoğlu, 2008). Bu durum haylaj için avantajlı bir durumdur. Geleneksel silajın maliyetini bu katkı maddeleri yükselttiği gibi, uygulanması sırasında da düzgün dağıtılamaması gibi çeşitli aksaklıkların meydana gelmesi de kaçınılmazdır.

DOĞU AKDENİZ TARIMSAL ARAŞTIRMA
ENSTİTÜSÜ’NDE YAPILAN HAYLAJ
ÇALIŞMALARI VE SONUÇLARI

Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde yürütülmüş üç yıllık bir çalışmanın sonuçlarına göre, Akdeniz Bölgesi iklim koşullarına uygun bir kaba yem hazırlama yönteminin en kaliteli kaba yem elde etmede kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Çalışmada 5 farklı kaba yem hazırlama yöntemi, işletme değerleri (yakıt, işçilik, zaman kullanımı) ve kalite parametreleri (Nispi Yem Değeri – NYD, Ham Protein – HP vb.) bakımından karşılaştırılmıştır (Tablo 1).

Yapılan tüm balyalar küçük olup, bu balyaların yapımında kullanılan rulo balya makinası ve balya sarma makinası Lalahan Hayvancılık Araştırma Enstitüsü önderliğinde yürütülen bir TÜBİTAK projesi kapsamında faydalı model olarak patent almış ve üreticilerin kullanımına kazandırılmıştır.

Yöntemler arasında haylaj, geleneksel silaj ve kuru ot konuları olup, haylaj ve kuru ot yapımında ilk aşama olan hasat, farklı makinalarla yapılarak kaliteye olan etkileri belirlenmiştir. Tüm yöntemlerde iki faklı bitkisel materyal kullanılmıştır. Böylece kaba yem elde ederken kullanılan yöntemlerin ürüne göre değişi değişmediği de kontrol edilebilmiştir.

Kullanılan karışımlardan ilki geleneksel olarak yaygın biçimde ekimi yapılan fiğ + tritikale karışımı (FTK), diğeri ise bu karışıma alternatif olabilecek İtalyan çimi + iskenderiye üçgülü (İİK) karışımıdır. Her iki karışımda da S1 ve S2 konularında, ürün hasadından sonra, yeşil yemin kuru ot olarak balya yapılması durumuna kadar gelmesi beklenmiştir. Bu süre yaklaşık bir hafta kadardır. Kuruyan otlar rulo balya makinası ile küçük silindirik balya (15-20 kg/balya) halinde balyalanarak sundurma altında muhafaza edilmiştir. S3 ve S4 konuları olan haylaj konuları hasattan sonra KM oranları %40-60 arasında bir değere ulaşıncaya kadar soldurulmuşlardır. Daha sonra, küçük silindirik balya (40-55 kg/balya) şeklinde balyalanmış ve aynı gün içinde PE malzeme ile 4 kat kaplanarak üstü kapalı sundurmada fermantasyona bırakılmıştır. Geleneksel yöntem olan S5 konusunda materyal %25-30 KM civarlarında iken biçilmiş, parçalanmış ve soldurma işlemi yapılmadan geleneksel silaj şeklinde muhafaza edilmiştir.

FTK ve İİK için elde edilen kalite değerlerinden bazıları Tablo 2 ve Tablo 3 de verildiği gibi gerçekleşmiştir. Her iki karışım için yapılan bu değerlendirmeye göre S3 ve S4 konusu olan haylaj konularının hem kuru ot (S1 ve S2) hem de geleneksel silaj olan (S5) konudan daha iyi kalitede kaba yem elde edildiği belirlenmiştir
S3 ve S4 haylaj konularının birbirinden farkı kullanılan hasat makinalarıdır. S3 konusunda hasatta tamburlu ot biçme makinası, S4 konusunda ise ezme üniteli diskli çayır biçme makinası kullanılmıştır. Bu makinaların ürüne yapmış olduğu etki farklıdır. Bu farklılık kaba yem üretiminde kaliteli yem elde edilmesinde oldukça önemlidir. Haylaj yapımında kullanılan toplam yakıt tüketim değeri (S3 ve S4), geleneksel silajla karşılaştırıldığında (S5 konusundaki verilen yakıt tüketimi yalnızca hasat makinasına aittir) oldukça düşük düzeyde kalmaktadır. Yakıt küketimi bakımından fiğ+tritikele karışımında ihtiyaç duyulan miktar italyan çimi+iskenderiye üçgülü karışımına göre daha yüksektir. Bunun nedeni tamamen bitkinin fiziksel özellikleridir.

Fiğ daha uzun ve selüloz miktarı yüksek olduğu için hasattan sonra kullanılan küçük tip rulo sarma makinasının performansı düşmüş ve yakıt tüketimi artmıştır. Ancak İtalyan çini + İskenderiye üçgülü karışımı daha narin ve kısa boylu ürün elde edildiğinden balya makinasının performansı yüksek seviyede kalmıştır. Haylaj konuları olan S3 ve S4 konuları arasında en iyi konunun Ezme Üniteli Diskli Çayır Biçme Makinası ile yapılan hasatlardan elde edilen kaba yemleri olduğu görülmektedir. Bu durum kaba yem hazırlamada hasadın ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir.

Sonuç olarak, bu kaba yem elde etme yöntemi (HAYLAJ) özellikle geleneksel silajla karşılaştırıldığında hem kaliteli ürün elde edilmesinde (NYD-Nispi yem değeri en yüksek yem) hem de mekanizasyon girdilerinden biri olan yakıt tüketimi bakımından en avantajlı konu olduğu belirlenmiştir. Küçük işletmelerde HAYLAJ tekniğinin, Akdeniz İklimine sahip bölgemizde ve benzer bölgelerde 40-50 kg lık küçük balyalar halinde kaba yem yapımında etkin bir şekilde kullanılabilir olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu sistemin tam olarak performansının sağlanabilmesi için bitkisel materyalin narin yapılı, kısa boylu ve sapın ince olması gerekir. Böylece, yakıt maliyeti azalmakta, kalitenin artmaktadır.

Bir önceki yazımız olan "Küçükbaş Hayvan Yemi Üretimi, Üretim Teknolojileri ve Katkıları" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

kapakdosyasi

Balık Yemi Üretimi, Üretim Teknolojileri ve Katkıları

Küresel balık yemi piyasasının toplam büyüklüğü hangi rapora bakıldığına göre değişiklik gösteriyor. Ancak çoğu raporun …