Son Haberler
Ana Sayfa / Makale / Kaliteli yem peletleri… Anlamlı mı?

Kaliteli yem peletleri… Anlamlı mı?

“Etlik piliçleri beslemede toz yemden ziyade pelet yem kullanmanın bazı avantajları vardır. Başlıca avantaj, kuşun performansının iyileşmesidir. Pelet halindeki besinlerle beslenen kuşlar, toz yemle beslenenlere kıyasla yemi yeme ve hazmetme sırasında daha az zaman harcar ve daha az bakım enerjisine ihtiyaç duyar.”

mahmoud

Mahmoud FARAHAT, Ph.D.
Beslenme Danışmanı

Zagazig Üniversitesi

GİRİŞ
Yem peletleme, ince öğütülmüş toz yemin buhar enjeksiyonunu (nem ve ısı) ve mekanik basıncı içeren bir işlemle yoğun, serbest akan peletlere ve kapsüllere dönüştürülmesi olarak tanımlanabilir.

Etlik piliçleri beslemede toz yemden ziyade pelet yem kullanmanın bazı avantajları vardır. Başlıca avantaj, kuşun performansının iyileşmesidir (yem alımının artması, kilo alması ve yem dönüşümü). Pelet halindeki besinlerle beslenen kuşlar, toz yemle beslenenlere kıyasla yemi yeme ve hazmetme sırasında daha az zaman harcar ve daha az bakım enerjisine ihtiyaç duyar. Yem yoğunluğunun artması; yem tozunun, israfının ve seçiliminin azalması; yem hatlarında yemin mekanik olarak daha iyi taşınması ve yem kaynaklı patojenlerin yok edilmesi gibi seçenekler pelet halindeki yemleri beslemede kullanmanın diğer faydaları arasında yer alır. Dolayısıyla, modern etlik piliç türlerinin tam genetik potansiyelleri, peletlenmiş yem olmadan ortaya çıkarılamaz.

Bu faydaları elde etmek için peletin dayanıklılığı standart kalitede olmalıdır (çok fazla ince tane içermemelidir), aksi halde kuşların performansı olumsuz etkilenecektir.

PELET KALİTESİ
Yüksek kaliteli peletler, torbalama, nakliye, depolama ve yem hatlarına aktarılma sırasında fazla kırılma veya ince toz üretimi olmadan tekrar tekrar işleme dayanabilen peletler olarak tanımlanabilir. Pelet kalitesi genel olarak, pelet dayanıklılık endeksi (PDI) olarak ifade edilir ve bir döner tambur cihazı kullanılarak ölçülür; bu cihaz içinde test edilecek pelet numunesi ilk önce ince taneleri uzaklaştırmak amacıyla elekten geçirilir, ardından belli bir süre boyunca tambur içerisinde döndürülür. Ardından döndürülen numune, ince tanelerin uzaklaştırılması için bir kez daha elenir ve bozulmamış peletlerin miktarı belirlenir.

PDI aşağıdaki gibi hesaplanabilir:

Döndürme sonrası bozulmamış peletlerin ağırlığı/döndürme öncesi bozulmamış peletlerin ağırlığı X 100.

Peletlerin dayanıklılığını belirlemek için Holmen pelet testi cihazı, lignotester, vb. gibi farklı cihazlar da kullanılabilir.

PELET KALİTESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1. Yem formülasyonu
Bazı yem bileşenleri pelet kalitesini olumlu etkilerken, diğerleri kaliteyi bozabilir. Maalesef, istenen pelet kalitesini elde etmek için mısır-soya besinleri ideal besinler değildir. Buğday tanelerinin veya buğday yan ürünlerinin (buğday kepeği unu, buğday gluteni) besinlere katılması, mısır veya mısır yan ürünlerine kıyasla buğdayın yüksek protein (gluten) ve hemiselüloz içeriği nedeniyle peletin dayanıklılığını artırabilir. Benzer şekilde, mısırın yerine kısmen yulafın eklenmesi de pelet kalitesini artırabilir. Yem tahıllarını, pelet kalitesi üzerindeki olumlu etkileri bakımdan en iyiden en kötüye doğru şu şekilde sıralayabiliriz: yulaf, buğday, arpa, mısır, sorgum.

Nişastanın ve jelatinizasyon sürecinin, istenen pelet kalitesini elde etmede en önemli faktör olduğu zaten biliniyor. Ancak yeni raporlar, proteinin pelet kalitesi üzerindeki olumlu etkisinin, nişastanın etkisinden çok daha önemli olduğunu göstermiştir.

Besinlere yağın katılması, pelet kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu, yağın yem partikülleri üzerinde kaplayıcı etki yaparak, buharın yeme nüfuz etmesini azaltmasıyla ilişkilendirilmektedir. Ayrıca yağ, disk ve yem partikülleri arasında üretilen sürtünmeyi azaltarak, nişastanın jelatinizasyon oranını azaltmaktadır.

Bağlayıcı maddelerin (örn. su (en basit bağlayıcı), lignin sülfonat, hemiselüloz ekstraktı, jelatin, vb.) ve/veya kayganlaştırıcıların eklenmesi, pelet kalitesini ve pelet üretimini artırabilir ve daha az güç tüketilmesini sağlayabilir.

Yem pelet kalitesi faktörü (FPQF): Borregaard lignotech tarafından geliştirilen ve yem formülünün pelet kalitesini belirlemesinde kullanılan bir araçtır.

Belli bir yem formülü için FPQF’nin tahmin edilmesi: Her yem bileşeninin bir pelet kalitesi faktörü (PQF) vardır. PKF skoru 0 ile 10 arasında değişir ve burada 0 kötü peleti, 10 ise iyi peleti gösterir.

Her bileşen için FPQF, formülde PQF’yi yem bileşenin dahil olduğu yüzdeyle çarparak tahmin edebiliriz. Genel FPQF, formülde kullanılan tüm bileşenlerin FPQF’lerinin toplamına eşittir. Genellikle 4.7’nin altındaki değerler kötü pelet kalitesini gösterirken, 4.7’nin üzerindeki değerler iyi pelet kalitesini gösterir.

2. Yem bileşenlerinin partikül büyüklüğü
Bazı araştırmacılar bundan şüphe etse de, bileşenin partikül büyüklüğünün azaltılmasının da pelet kalitesini iyi etkilediği kabul edilmektedir. Ancak, enerji israfından, üretim hızının düşmesinden ve uygun olmayan kursak gelişiminden kaçınmak bakımından aşırı öğütme tavsiye edilmez. Diğer yandan, kaba öğütme, peletlerin parçalanmasını kolaylaştırır ve nişasta jelatinizasyonunu azaltır (iyi peletler üretmek için yüksek jelatinleşme gerekmektedir).

3. Buharla koşullandırma
Toz yem havalandırıcıdan geçerken, yüksek basınçta buhara maruz kalır. Bu buhar, nişastanın jelatinleşmesi, partiküllerin yapışması, yemin yarı sindirimi ve yem patojenlerinin hasar görmesi için gereken ısıyı ve nemi sağlar. Buharın sıcaklığı ve toz yemin havalandırıcı içinde kalma süresi, üretilen peletlerin dayanıklılığını önemli şekilde etkilemektedir. Yemin 80 °C sıcaklıkta havalandırılması, iyi kalitede pelet üretmek için yeterlidir. Dayanıklı peletler üretmek için yemin havalandırma borusunda kalması gereken minimum süre 30 saniyedir. Yemin içerisinde yaklaşık 3-4 dakika kalabileceği uzun süreli havalandırıcılar kullanılarak peletin yapışkanlığı artırılabilir.

4. Disk/silindir spesifikasyonları
Peletler, sıcak tozun metal bir disk üzerinde silindirle preslenmesi yoluyla üretilir. Daha kalın diskler (uzun disk kanalları), yem partikülleri ile disk duvarı arasında sürtünme süresinin artması ve böylece nişastanın jelatinizasyonunun artması nedeniyle peletin dayanıklılığını olumlu olarak etkiler. Nişasta jelatinizasyonunun büyük kısmı, yem disklerden geçerken gerçekleşir. Küçük delikli diskler kullanılarak da benzer bir sonuç elde edilebilir. Yani, 60 mm kalınlığındaki diskler 50 veya 40 mm kalınlığındaki disklerden daha iyidir ve 3 mm çapındaki delikleri olan diskler, 5 mm çapındaki delikleri olan disklerden daha iyidir. Ancak, daha kalın veya küçük delikli disklerin kullanılması, pelet üretim miktarını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, silindir ile disk arasındaki mesafenin 0.1 mm’den 2 mm’ye çıkarılması, peletin dayanıklılığının artmasını sağlamıştır.

5. Soğutucu
Pelet değirmeninden çıkan peletlerin sıcaklığı 70-90 °C arasında değişmektedir ve nemi %15-17 arasındadır. Pelet sıcaklığının, oda sıcaklığının yaklaşık 8 °C üzerine, nem yüzdesinin de %12’ye indirilmesi için düzgün soğutma (akışkan havalı soğutma makinesi kullanılarak) gereklidir. Soğutma makinesi yatay veya dikey tipte olabilir. Hızlı soğutma, peletlerin içinden ziyade yüzeyinden daha fazla nemin ve ısının uzaklaştırılmasını sağlar ve böylece elde edilen peletler gevrek olur. Diğer yandan, daha uzun soğutma işlemi, aşınmaya maruz kalabilecek çok kuru peletler üretir ve bu peletler daha az lezzetli olabilir.

Bir önceki yazımız olan Böcek Proteini ile Sürdürülebilir Yaşam başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

armagan

Zor Günlerde Süt Sığırcılığı ve Kesif Yem Kullanımı

“Yonca kuru otu, mısır silajı ve saman pahalı ise hayvanda metabolik hastalıklara ve infertiliteye yol …