Ana Sayfa / Röportaj / “İhracatçı firmalar ülke imajı için daha hassas olmalı”

“İhracatçı firmalar ülke imajı için daha hassas olmalı”

“Firma olarak, kalite/fiyat ilişkisinde sağladığımız faydanın Avrupa ülkelerinden daha ilerde olduğumuzun kabul gördüğünü gözlemliyoruz. Bu olumlu algının devamlılığını sağlayabilmek adına da Türk firmalarına çok büyük sorumluluklar düşüyor. Özellikle olumsuz referanslar sadece işi üstlenen firmaya değil, tüm Türk firmalarına mal edilebiliyor.”

mevlut-oral

Mevlüt ORAL – Oryem Makine Sanayi Ve Tic. A.Ş. – Yönetim Kurulu Başkanı / CEO

Oryem, faaliyetlerine 2008 yılında ülkemizin tahıl ambar olması yönüyle öne çıkan Konya’da Unormak Değirmen Makineleri Sanayii bünyesinde başlayan bir firma. Bir taraftan seri üretim yapan Unormak’ın kurumsal tecrübelerinden yararlanmaya devam eden Oryem, zamanla kabına sığmamış ve 2012 yılında ayrı bir firma olarak hayatına devam etme kararı almış. Oryem Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Oral’la Oryem’i, yem sektörünün bugününü ve yarınını konuştuk. Ayrı bir yem firmasına duydukları ihtiyacı yurt dışındaki müşterilerden gelen yoğun talebe bağlayan Oral, Oryem sayesinde her müşterinin ihtiyacına özel projeler üretebildiklerini söylüyor. Konyalı işadamı, değişen tüketim alışkanlıklarına bağlı olarak hayvansal proteinlere talebin arttığını ve bunun sonucu olarak da yem sektörünün öneminin artacağı öngörüsünü bizlerle paylaşıyor. Oral’ın yem fabrikası kurmak isteyen yatırımcılara tavsiyelerini de röportajımızda bulabilirsiniz.
Oryem Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Oral’a sorduğumuz sorular ve aldığımız cevaplar şöyle:

Oryem, Türkiye’de yem teknolojileri sektörünün önemli temsilcilerinden biri. Bize Oryem’in kuruluş hikâyesinden bahseder misiniz?
Oryem, faaliyetlerine 2008 yılının başında Türkiye’nin önde gelen değirmen makineleri üreticilerinden Unormak Değirmen Makineleri Sanayii bünyesinde başladı. Yurt dışındaki müşterilerimizden ve satış-pazarlama ofislerimizden gelen yoğun talepleri karşılayabilme adına bir yatırım yaptık ve 2012 yılından bu yana yem makinaları imalatına Oryem Makine olarak 10.000 m2 alan üzerine kurulu yeni bir fabrikada devam ediyoruz. Oryem geçtiğimiz 6 yıl içinde çok sayıda büyük projeye imzasını atarak, geniş mühendis kadrosu, yetenekli çalışanları ve tecrübeli personeli ile müşterilerine, proje odaklı yem üretimi çözümleri sunmaktadır.

Unormak Değirmen Makineleri ve Tic. A. Ş. bünyesindeyken sizi ayrı bir makine üretim tesisi kurarak yem teknolojilerine eğilmeye iten sebepler nelerdir?
Oryem’i, Unormak’tan miras aldığımız un fabrikası kurulumunda yarım asra yaklaşan makine üretimi tecrübesini, 50’den fazla ülkedeki ticari faaliyetleri ve 12 yurt dışı satış ve yedek parça ofislerimizi yem makineleri sektöründe de değerlendirebilme adına kurduk. Yem makineleri imalatı her ne kadar un fabrikası makineleri imalatına göre kolay görünse de komple tesis işleyişi çok daha komplike bir yapıya sahip. Oryem Makine’yi kurarken her fabrikada edindiğimiz farklı tecrübeleri kurumsal yapımız içerisinde koruyabilmeyi amaçladık. Diğer taraftan yaklaşık 110 kişilik personeli ve 7 ayrı üretim bandıyla un, irmik ve arpa tesislerine kendi alanında seri üretim yapan Unormak bünyesinde faaliyet gösterdiğimiz süre içinde, projeleri kişiye özel ihtiyaçlara göre ele alınması gereken yem tesislerine gerekli ilgiyi gösteremediğimiz kanaatindeydik. Verdiğimiz hizmeti en üst düzeyde sunabilme adına ayrı bir makine üretim tesisi kurma ihtiyacını hissettik.

Sizden Oryem’in mevcut faaliyet alanları hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?
Oryem ekibi olarak, kendini geliştirmenin sonunun olmadığına inanıyoruz. Bu inançla her geçen gün ürün gamımıza yeni makineler dâhil ediyoruz. Bu gün geldiğimiz noktada, saatte 5 ton kapasiteden 80 ton kapasiteye kadar anahtar teslim projelerle ve ayrı ayrı yem makinalarının tüm çeşitleriyle müşterilerimize hizmet veriyoruz.

Üretim tesisleriniz ve kullandığınız teknolojiler hakkında bilgi verir misiniz?
Konya 3. Organize Sanayii Bölgesi’nde 5,000 m2’si kapalı olmak üzere toplam 10,000 m2’lik bir tesiste üretim yapmaktayız. Firmamız bünyesinde bulunan uzman mühendis ve ressamlarımızın tasarladığı makinelerin, neredeyse tüm parçalarını en ince ayrıntısına kadar işleyebileceğimiz, bilgisayar kontrollü lazer kesimden dik işlem tezgâhlarına, CNC’den preslerine kadar pek çok hassas tezgâhtan oluşan bir makine parkına sahibiz. Ayrıca özenle ürettiğimiz makinelerimizi hiçbir korozyon noktası kalmayacak şekilde boyayabilmek için, tüm iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından kabul görmüş Avrupa’da bile parmakla gösterilen firmalarda olan teknolojiye sahip, Türkiye’nin en modern tam otomasyon boyahanesini 2017 yılında 6 milyon TL yatırımla en az 15 yıl hizmet edecek şekilde fabrikamız bünyesine dâhil ettik.

Yem tesisi kurmayı düşünen yatırımcılarımıza tavsiyeleriniz nelerdir? Kuracakları tesiste hangi hususlara dikkat etmelerini önerirsiniz?
Yeni bir yem fabrikası kurmaya hazırlanan yatırımcıların, öncelikle üretecekleri yemin çeşidini, ihtiyacı olan kapasiteyi ve kuracağı tesiste istihdam etmeyi planladığı personel sayısını belirlemeleri gerekir. Geriye kalan hususlarla ilgili bize başvurduklarında tecrübeli ekibimiz, yatırımcılara ihtiyaçlarına göre çözümler üretecektir.

Kurulacak olan tesiste tercih edilen makineler ve aktarma organları, bölgenin hammadde yapısına, iş gücü maliyetine ve üretimi yapılacak yemin çeşidine göre değişiklik arz ediyor. Örneğin iş gücü maliyetinin çok daha düşük olduğu Afrika ülkelerinde uygulanan projelerde taşıma ekipmanları daha az yer alıyor. Elektrik ve insan gücünün pahalı olduğu ülkelerde ise otomasyon ön plana çıkıyor.

Yem üretim sürecinde, tesis kapasitesini ve mamul kalitesini etkileyebileceği için tesisteki her bir üretim noktasının ayrı bir önemi var. Örneğin kırıcıdaki partikül boyutu, peletleme kapasitesini etkileyebilir. Melaslama, mikser ve soğutma ünitelerinin hassasiyeti de elde edilen mamulün kalitesini belirler. Bu sebeple tesis kapasitesi ve ürün kalitesi birbirinden bağımsız değildir ve komple ele alınmalıdır.

Yem fabrikalarında tesis kapasitesini ne kadar yüksek planlarsanız planlayın, akış içerisinde oluşabilecek bir darboğazdaki kapasite kaybı, tesisin kapasitesini belirler. Bunun için de makine bağlantılarında ve ürün istasyonlarında kullanılacak olan ekipmanın malzemelerinin dahi kalitesi büyük önem kazanıyor. Tesisin senkronize ve rantabl çalışması; yapılan hesaplamalara, seçilen makinelerin kapasitelerinin uyumuna, yerleşimin doğru planlanmasına, istasyonların yeterli ve uygun yerde olmasına, otomasyon sistemine, vb. gibi birçok hususa bağlı. Bu sebeple, tesis kurulumunun ehil ve tecrübeli ellerden çıkması son derece önemli.

Ürettiğiniz makinalarla öncelikli olarak hangi pazarlara hitap ediyorsunuz? Mevcut pazarlar dışında nerelere ulaşmayı hedefliyorsunuz?
Ürettiğimiz makinalarla yurt içi piyasada etkin bir rolümüz var. Bununla beraber günümüz iletişim, network ve lojistik imkânları ile satış hedeflerimizde tüm dünya haritasını önümüze rahatlıkla serebilmekteyiz. Ülke ekonomisine en üst düzeyde katkı sağlayabilme adına, tüm Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinin yanı sıra pek çok Afrika, Orta Asya ve Doğu Avrupa ülkelerine de ihracat satışı yapmaktayız. İlerleyen yıllarda Avrupa ve Uzak Doğuya kuracağımız tesislerle de pazar ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz.

Mevcut pazarlarınız ve hedef ülkelerinizle oldukça geniş bir ölçekte çalıştığınızı görüyorum. Ortadoğu demişken, gerek Suriye ve gerekse Irak’taki istikrarsız durum, sektörü ve firmanızı nasıl etkiliyor? Bu durumun sonuçlarıyla başa çıkabilmek için neler yapıyorsunuz? Bu bölgelerde de satışlarınız oluyor mu?
Bahsi geçen pazarlar, Oryem’in kurulduğu günden bu yana sıkıntılı bir sürecin içinde olduğundan bu bölgeleri satış hedeflerimizin içine almadık. Üretim kapasitemizi diğer ülkelere yaptığımız ihracat satışlarımızla doldurmamızdan dolayı da Suriye ve Irak pazarında oluşan daralmanın firmamızı olumsuz yönde etkilediğini söyleyemem. Oryem açısından durum böyle. Sektörel bazda değerlendirecek olursak da, Arap Baharı adı verilen karmaşayla başlayan olumsuz hava, tüm sektörlerde olduğu gibi makine üretimi sektörünü de elbette etkiledi. Etkilemeye de devam ediyor. Özellikle komşularımızdan Suriye ve Irak, günü birlik seyahatlerle ticaret yapabildiğimiz, lojistik ve montaj maliyetlerinde yurt içiymiş gibi avantajlı olduğumuz ülkelerdi. Kuzey Irak’ta yaşanan savaş her ne kadar bir kaos ortamı oluşturmuş olsa da ülkenin ticari faaliyetleri ve yatırım faaliyetleri sıfıra inmiş değil. Kendimizden örnek vermek gerekirse, son 5 yıl içerisinde Unormak olarak Kuzey Irak’a biri 300 ton/gün diğeri 250 ton/gün kapasiteli 2 un fabrikası kurduk.

Bir de bölgedeki karışıklıklar üretim faaliyetlerinde yer değişikliklerine neden oluyor. Mevcut durumdan dolayı her 2 ülkede de yeteri kadar un ve yem üretimi yapılamaması ülkemizde yeni tesis ihtiyacını doğurdu. Bağlı olarak da başta Mardin olmak üzere Güney Doğu Anadolu’ya 5 un, 1 de yem fabrikası kurduk. Bunlar:
– 200 Ton/Gün Un Fabrikası (Alemdar Un)
– 300 Ton/Gün Un Fabrikası (Alemdar Un)
– 400 Ton/Gün Un Fabrikası (Kepenç Un)
– 250 Ton/Gün Un Fabrikası (Kepenç Un)
– 20 Ton/Saat Yem tesisi (Yiğitler Tarım)

Her sektörün kendine has sorunları vardır. Rakipleriniz ve sizin açınızdan bakıldığında, nasıl sorunlarla karşılaşıyorsunuz?
Ülkemizde imalat sanayiinin başlıca sorunlarından olan, istihdamda kalifiye ara eleman temini bizim de başlıca sıkıntılarımızdan. Bunun haricinde, ticaretinin büyük kısmını yurt dışına yapan bizim gibi firmaların yurtiçindeki diğer firmalarla rekabet etmesini kolaylaştıracak teşviklerin ve desteklerin artırılmasını da devletimizden bekliyoruz.

Firma olarak, kalite/fiyat ilişkisinde sağladığımız faydanın Avrupa ülkelerinden daha ilerde olduğumuzun kabul gördüğünü gözlemliyoruz. Bu olumlu algının devamlılığını sağlayabilmek adına da Türk firmalarına çok büyük sorumluluklar düşüyor. Yurtdışına iş yapan diğer Türk firmalarının da bu şuur ve hassasiyetle çalışmaları gerektiğini söylemek istiyorum. Kurduğumuz tesislerle olumlu veya olumsuz öncelikli referans olan, makinenin markasından ziyade “Türk Malı” olduğudur. Ülkemiz adına yurt dışına ihracat yapan firmalardan tek istediğimiz herkesin işini en iyi şekilde teslim etmesi, çünkü özellikle olumsuz referanslar sadece işi üstlenen firmaya değil, tüm Türk firmalarına mal edilebiliyor.

Doğru öngörü ve tahminlerin başarıya giden yolda önemi tartışılmaz. Şüphesiz bu durum yem teknolojileri sektörü için de geçerli. Bu bağlamda gerek yem teknolojileri, gerekse yem değirmenciliği alanında ülkemizi gelecekte neler bekliyor?
Son yıllarda, tüketim alışkanlıklarımız değişiyor ve artık hayvansal proteinler hayatımızda daha fazla yer ediniyor. Buna bağlı olarak artan talebin karşılanabilmesi için de ülkemizde hayvan popülasyonu gün geçtikçe artıyor. Diğer taraftan, kültür ırkı hayvancılığın teşvik edilmesiyle birlikte üretim miktarını artırma çabası içinde olan yetiştiricilerimiz de fenni yemi benimsiyor. Buna bağlı olarak yetersiz kalan karma yem üretimi kapasitesi, yem fabrikası yatırımında ülkemizi bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Mevcut yem üreticilerinin pek çoğu, karşılayamadıkları bu talebin uzun yıllar daha devam edeceğini düşünüyor ve bunun için de yeni yatırımlar yaparak kapasitelerini artırmayı planlıyorlar. Bizim yaptığımız araştırmalar da bu durumu doğrular nitelikte.

Bir önceki yazımız olan "“Yem formülünü istenilen şekilde oluşturabiliyoruz”" başlıklı makalemizde "feed planet, Reza Beiglou ve yem formülü" hakkında bilgiler verilmektedir.

Kontrol edin

control

“Gözetim ekstra bir maliyet değildir”

“Yükleme esnasında üründe görsel bir sıkıntı görürsek veya bir problem tespit edersek günün hangi saati …