Son Haberler
Ana Sayfa / Makale / Hayvan Yemi̇ Sektörü içi̇n Yem Güvenli̇ği̇ Güvencesi

Hayvan Yemi̇ Sektörü içi̇n Yem Güvenli̇ği̇ Güvencesi

“Tüm yem zincirinin uygun bir yem güvenliği kontrolünden geçirilmesi, Türk yem endüstrisinin mevcut güçlü konumunu koruması ve uluslararası konumunu güçlendirmesi için çok hayati bir öneme sahiptir. Yem güvenliği riskleri, üretim zincirinin her aşamasında ortaya çıkabilir.”

yems

Hayvansal üretim ve hayvansal ürünlerin tüketimi, Türkiye dahil dünyadaki milyonlarca insanın ekonomik ve beslenme refahı için oldukça hayatidir. Hayvan yemi, hızla artan nüfus için güvenli ve karşılanabilir hayvansal protein üretiminde çok önemli bir rol oynamaktadır.

Türkiye yem endüstrisi hem hacimsel hem de niteliksel olarak, hızlı ve etkileyici bir biçimde gelişmektedir. Bunun nedeni kısmen de olsa ulusal hayvancılık ve su ürünleri çiftçiliğidir. Türkiye yem endüstrisi, Avrupa ve Ortadoğu’ya oldukça önemli miktarlarda yem ürünü (konsantre, premiksler) ihraç etmektedir. Tüm yem zincirinin uygun bir yem güvenliği kontrolünden geçirilmesi, Türk yem endüstrisinin mevcut güçlü konumunu koruması ve uluslararası konumunu güçlendirmesi için çok hayati bir öneme sahiptir. Yem güvenliği riskleri, üretim zincirinin her aşamasında ortaya çıkabilir.
Bu makalede, olası yem güvenliği riskleri ve bunların uluslararası standartlara göre şeffaf bir biçimde kontrol edilmesi üzerinde durulacaktır.

YEM GÜVENLİĞİ TEHLİKELERİ
Pratikler, yem ürünlerinin kimyasal ve fiziksel maddeler ya da biyolojik ajanlarla kirlenebildiğini göstermektedir. Bu, zincir içindeki bağlantılarda kullanılan içeriğe, kökene (menşe) ve üretim süreçlerine bağlıdır.
Kimyasal tehlikeler; doğal kimyasallar (örneğin mikotoksinler gibi), endüstriyel ve çevresel kirleticiler (ağır metaller, dioksinler ve PCB’ler gibi) ile veteriner ilaç kalıntıları, pestisitler ve radyonüklidler yoluyla bulaşabilir. Bunların bazıları, balık unu ve yağının potansiyel bulaşıcıları olabilir.

Fiziksel tehlikeler; cam, metal, plastik, ip ve ahşap parçaları gibi yabancı nesnelerdir.

Biyolojik tehlikeler ise bakteriler (salmonella gibi), virüsler, mantarlar ve parazitlerdir.

Çok yüksek bir kirlenme; hayvanların büyüme performansını etkileyebilir, yemden yararlanma oranını arttırabilir, fakat aynı zamanda hastalıklara direnci azaltabilir ve biyolojik değişikliklere neden olabilir. Bunların tümü ekonomik etkiye sahip sonuçlardır.

Bununla birlikte, yemle hayvanlara aktarılan kirleticiler, tüketiciler için hayvansal ürünlerin güvenliği üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir ve ürünün sağlık imajını bozabilir.

Tüketici, sağlıklı bir ürün beklemektedir. Güvenli hayvan yemi almak için yeterli bir güvence sistemiyle yapılacak uygun bir yem güvenliği kontrolü, önemli bir ön koşudur. Böyle bir güvence sisteminin uygulanabilmesi, hayvansal ürünler değer katacaktır. Uluslararası yem piyasasında, teslim edilen ürünlerin güvenliğinin, güvenilir sertifikasyonlarla sağlandığının gösterilmesi çok önemlidir.

BİR YEM GÜVENLİĞİ GÜVENCE SİSTEMİNDE ANA UNSURLAR
Uygun yem güvenliği kontrollerinin uygulanması için, bir dizi risk azaltma önlemi en iyi sonuçları elde etmek için devreye konmalıdır.
1. Öncelikle, uygun bir ön koşul programı uygulamak gereklidir, bu programın adı İyi Üretim Uygulamalarıdır (GMP). Bu program; binaların ve makinelerin bakımı, çalışanların eğitimi, hijyen ve temizlik programı, haşere mücadelesi, vb. hakkındadır. Bunların tümü, üretim sürecinde olası tehlikelerin temel seviyede kontrolünü sağlar.
2. İkinci olarak, HACCP (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları), üretim sürecinde risk haline dönüşebilecek ve ön koşulun uygulanması sonrasında kalmış olan belli başlı tehlikeleri tanımlamak için bir araçtır.
3. HACCP, hem gerçek güvenlik risklerinin azaltılması için uygun kontrol önlemlerini tanımlamada ve almada, hem de bu kontrol önlemlerinin etkinliğinin izlenmesinde sonuç verir.
4. Buna ek olarak, uygun bir kalite yönetim sistemi (ISO 9001 gibi), günlük operasyonlarda, tanımlanmış kontrol önlemlerinin ve doğrulama prosedürlerinin tutarlı biçimde uygulanmasını sağlar.

GMP + YEM GÜVENLİĞİ GÜVENCESİ
Bahsedilmiş olan kontrol önlemleri pek çok kalite sisteminin unsurudur. Geçtiğimiz 25 yılda, pek çok katılımcının uygulamadaki deneyimlerine dayanarak, GMP + International, GMP+ FSA sertifikasyon programına ekstra unsurlar eklemiştir: zincir yaklaşımı, izlenebilirlik ve erken uyarı.

Pratik deneyimler, yem sektöründe kirlenme kaynağının genellikle tedarik zincirinden meydana geldiğini göstermektedir. Geçmişte, bazı vakalar, çok büyük medya ilgisi ve kötü şöhretle sonuçlanan, yüksek miktarda kirlenmiş yem hammaddelerinin teslim edildiğini ortaya koymuş ve bunların ortadan kalkması çok masraflı olmuştur. Bu nedenle 1999 yılında, tüm tedarik zinciri için GMP+FSA sertifikasyonunun kapsamı genişletilmiş ve bu yolla bir zincir yaklaşımının tercih edilmesine karar verilmiştir.

Zincir yaklaşımı, GMF+FSA sertifikasyon programında temel bir ilkedir. Bu, tedarik zincirindeki tüm şirketlerin, sundukları ürünler ve hizmetlerde yem güvenliğini kontrol etme hususunda sorumlulukları olduğu anlamına gelmektedir. Bu, kontrol edilmeyen hat sonu bir yaklaşımının yerine, mümkün olduğu kadar erkenden zincirde yükselen riskleri en aza indirmek için en etkili yaklaşımdır.

Sadece bazı durumlarda, ön karışım ve karma yem üreticileri için bir denetleyici seçeneğine izin verilir. GMP+ Yem Sertifikasyon programı, zincir yaklaşım ilkesi ile dünyada benzersizdir ve bu nedenle pek çok karma yem üreticisi tarafından takdir edilmektedir. Bu, ortaya çıkabilecek riskler üzerinde yeterli kontrole sahip olmalarını sağlamaktadır.

Bahsedilen tüm kontrol önlemleri önleyici niteliktedir ve piyasaya sürülecek yem ürünlerinde kirlenmeyi önler. İzlenebilirlik ve erken uyarı sistemi (EWS) de ek düzenleyici önlemlerdir.
İzlenebilirlik, piyasaya sürülmüş olan kirlenmiş yem ürünlerinin izini geriye doğru sürmek açısından önemlidir. Kirlenmiş parti (yığın) ya da partilerin, kaynağını ve mümkünse nedenini bulmaya yardımı olur, bu da tedarik zincirinin gelecekte daha gelişmiş biçimde kontrol edilmesini sağlar.

İzlenebilirlik aynı zamanda, kirlenmiş partileri alan müşterileri yönlendirerek, bu partileri engellemek ve kirlenmiş yemlerin ileri doğru dağılımını önlemek için iz sürme imkanı tanır. Deneyimler, bu yaklaşımın çok etkili olduğunu, imaj ve daha fazla mali hasar ile geniş ölçekli ve daha büyük bir ölçekteki olayları engellediğini göstermiştir.

Son olarak, EWS ekstra bir güvenlik ağıdır. Bu durumda, GMP+FSA belgeli bir firma, yem ürünlerinde bir kirletici izin verilen maksimum seviyeyi aşarsa, GMP+International’ı bilgilendirmekle yükümlüdür. Diğer şirketlerin de, satın alınan yem materyalleri nedeniyle aynı kirlenme durumuyla karşı karşıya kalabileceği bir durumda; GMP+International tüm GMP+FSA sertifikalı şirketlere EWS göndererek onları uyarır. Bu, yem ürünlerinin kirlenmiş partilerinin piyasadaki etkisini azaltmaya katkıda bulunur.

GMP + FSA SERTİFİKASYONUNA KATILIM
Şu anda dünyada 79’dan fazla ülkede 15.100 şirket/yer, GMP+FSA sertifikasına sahiptir. Her tür şirket katılmaktadır: ekilebilir ürünler, ticaret, nakliye, charter taşımacılığı; yem maddeleri, katkı maddeleri, ön karışım ve karma yem üreticileri gibi. Bu bağlamda, GMP+FSA sertifikasyonu dünya çapında yol göstericidir.

Günümüzde GMP+FSA sertifikasına sahip Türk şirketlerinin toplam sayısı 24’tür (28 sertifikayla). 2014-2015 yılında artış çok büyük olmuştur.

Sertifikalı katılımcılar temel olarak, yem malzemeleri ve katkılarının üretim ve ticaretini yapmaktadırlar. Bunun yanı sıra, ön karışım ve karma yemi uluslararası aktiviteler nedeniyle üreten bir imalatçı daha vardır. Bunun da ötesinde, iki gemi şirketi de sertifikalıdır.

GMP+Yem Sertifikasyon Programı, 25 senelik pratik deneyimlere dayalıdır ve program standartlarının düzenli güncellemeleri yapılmıştır. GMP+International bağımsız ve kar amacı gütmeyen bir kurumdur, uluslararası alanda faaliyet gösterir ve yem ile gıda üretimi zincirinde paydaşların dengeli katılımına dayalıdır.

Bir önceki yazımız olan "Yem Fabri̇kalarinda Teknoloji̇ Seçimi" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

screenshot_7

Buharlı şartlandırmanın yemdeki kimyasal değişime etkisi

Şartlandırma işleminin pelet dayanıklılık indeksini (PDI) iyileştirmek, yem patojenlerini bertaraf etmek, böcek yumurtalarını gidermek, yem …