Ana Sayfa / Makale / Glisin şelatlarıyla piliçlerde iz mineral tedarikini optimize etme

Glisin şelatlarıyla piliçlerde iz mineral tedarikini optimize etme

broilers_JenniferLindel-_feed17
Jennifer Lindel
AR&GE Yöneticisi
Biochem Zusatzstoffe GmbH

broilers_PietroAntonioQuaglia_feed17
Pietro Antonio Quaglia
Tek. Satış Müdürü
Biochem Zusatzstoffe GmbH

broilers_Bastian_Hildebrand_feed17
Dr. Bastian Hildebrand
Teknik Müdür
Biochem Zusatzstoffe GmbH

ETKİLERİN ÇEŞİTLİLİĞİ
İstikrarlı bir performans, iz minerallerin farklı fonksiyonlarına bağlıdır. Zn, Mn, Cu ve Fe, birkaç parametrenin ifadesi için çok önemlidir (Tablo 2). Ön ayak pedleri üzerindeki lezyonlar, cilt fonksiyon bozuklukları ve kemik sağlığı ile ilgili sorunlar (peroz, tibial diskondroplazi) kanatlı hayvan üretiminde sık karşılaşılan problemlerdir. Raporlanan bu durumların iyileştirilmesi, daha yüksek bir büyüme oranı ve hayvan refahını sağladığı gibi aynı zamanda daha iyi bir iskelet kalitesi ve işleme tesisinde ekonomik olarak daha yüksek bir verim için de yarar sağlamaktadır. Özellikle ZN ve aynı zamanda Mn ve Cu epitel dokularının optimal gelişimi ve yenilenmesi için gereklidirler ve cilt ve ayak pedleri lezyonlarının görülme sıklığını ve şiddetini etkileyebilir. Cu, Mn ve Zn’nin varlığı, özellikle erken iskelet gelişiminde kemik esnekliğini, çekme direncini ve kemiklerin büyümesini etkilemektedir. Kuşların yüksek iz mineral durumu, ayrıca deri kalitesine ve bağırsak direncine de fayda sağlamaktadır. Sonuç olarak, kesimhanede işleme sırasında cilt yırtılması ve dolayısıyla patojenlerin saldırısının ortaya çıkması azaltılabilir.
broilers2_feed17

VERİMLİ EMME
Emilimi yüksek iz mineral kaynaklarının, düzgün bir hayvan performansına yardımcı olduğu gibi çevreye hayvan dışkısının düşmesine de yardımcı olduğu genel bir kabuldür. İnorganik iz minerallerinin, organik olarak bağlı formlarla değiştirilmesi üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır ve Zn, Mn, Cu ve Fe’nin şelat bileşiklerinin sülfat veya oksit tuzlarının aksine daha yüksek bir biyolojik yararlılık gösterdiği bildirilmektedir. Şelatlı iz minerallerinin büyük avantajı, üst mide-bağırsak sisteminde istikrarlı olmalarıdır. Bu istikrar nedeniyle mahsul, ön-mide ve midede ayrışmaya karşı çoğu inorganik tuzdan çok daha dirençlidirler. Bu da metallerin etkili ve “korunmuş” bir şekilde ulaşımına ve sonuçta yüksek emilebilirliğe olanak tanır. Şelatlı şekiller, son günlerde kanatlı üretiminde git gide daha çok kullanılmaya başlamıştır. Fakat bağlama formları yararlarına, üretim işlemlerine, metal: amino asit oranına ve şelasyon derecesine göre farklılık gösterebilir. Glisine bağlı iz mineralleri, yüksek metal içeriği ve ayrıca piliçlerde proteini azaltılmış besinler ışığında glisinin esas olması nedeniyle ilgi çekmektedir. Pratikte inorganik kaynaklardan yüzde 50’ye kadar iz minerallerinin glisin şelatları ile kısmen değiştirilmesi, metal tedariki güvenliğini besindeki iz minerallerin oranını arttırmadan geliştirmenin genel olarak kullanılan bir stratejisidir. Bu özellikle artan stres ve diyet mineral antagonistlerinin varlığı noktasında tavsiye edilmektedir.

İZ MİNERALLERİ KAYNAĞININ ETKİSİ ÜZERİNE YENİ VERİLER
Hayvanların ikmal durumunu desteklemede iz mineral bileşiklerin etkinliğini karşılaştırmak için emme ve tutma ölçümleri en değerli bilgileri sağlar. Berlin Üniversitsi ve Biochem tarafından yakın zaman yapılan deplesyon çalışmasında, yetersiz iz mineral durumu durumlarında, glisin şelatlarının (E.C.O.Trace®) kullanılmasının Zn, Mn, Cu ve Fe’nin emilimini sülfat formlarına kıyasla yararlı etkilere sahip olduğu belirtildi. Yetmiş iki adet bir günlük erkek civcivler (Cobb 500) üç ayrı beslenme grubuna ayrıldı. Bütün civcivlere 14 gün boyunca sadece doğal iz mineral içeriklere sahip bazal bir diyet uygulandı. Takip eden 14 günlük doygunlukta, iki besleme grubuna, resmi beslenme önerilerine göre (NRC, 1994), ya glisine bağlı iz mineralleri (Gly) veya sülfatla bağlı iz mineralleri (Sul) ilave edildi. Sindirilebilirlik hesaplaması için, bir grup bazal diyeti Fe, Mn, Zn ve Cu dâhil edilmeden aldı. Grup Gly ve Sul arasındaki görünür toplam kanal sindirilebilirliğindeki önemli farklılıklar Zn, Cu ve Mn için tespit edildi (Şekil 1). İz mineral katkısı, vücut ağırlık kazanımında ve beslenme dönüşüm oranında, inorganik tuzlara göre daha fazla gelişim sağladı (Şekil 2). Ayrıca, bu deneme, sülfat grubunun aksine glisinatlarla daha yüksek bir birikme oranı göstermiştir (Şekil 3 ve Şekil 4).
broilers4_feed17 broilers3_feed17

ETKİLERİ
İnorganik iz element bileşiklerinin varlığı sınırlıdır; bu yüzden, tavukların talebinin karşılandığından emin olmak adına genel olarak güvenlik marjları kullanılır. Mevcut deney sonuçları, iz minerallerin glisin şelatlarından biyolojik olarak yararlanımda sülfatlara kıyasla daha yüksek değerlere sahip olduğunu teyit etti. Bu, güvenli bir tedarik sağladığı gibi sülfatlarla karşılaştırıldığında modern etçi civciv beslenmesinde gelişmiş bir iz mineral durumuna olanak tanımaktadır. Deri bütünlüğü, bağışıklık sistemi ve kıkırdak ve kemik gelişimi için iz minerallerinin hayati rolü ile ilgili olarak, bu biyolojik olarak yüksek kullanılabilir mineral kaynağı, piliçlerin optimal bir şekilde büyümesini destekleyen etkili bir araçtır. Özellikle artan talebin kritik durumlarında, güvenli iz mineral ikmali subklinik eksiklik riskini azaltmak ve hayvan sağlığını, refahını ve performansını desteklemek için yüksek önem taşımaktadır. Daha iyi sindirilebilirlik nedeniyle düşük mineral atılımına katkıda bulunan ve sonuçta çevreyi etkileyen yüksek dozda inorganik olarak bağlı iz minerallerin yerini glisin şelatları alabilir.

Not: Talep edilmesi hâlinde referanslar yazarda mevcuttur.

Bir önceki yazımız olan "Mikotoksinler - Hayvan Sağlığına ve Verimliliğine Karşı Sessiz Tehdit ve Gıda Güvenliği - III" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

MiguelLopez4_feed17

Evcil Hayvan Yemi Üretimi Üretim Teknolojileri Ve Yem Katkıları

Miguel Lopez Pet food advisor-Evcil Hayvan Yemi Danışmanı www.mlopez.mx Pazarda çok çeşitli evcil hayvan yemi …