Ana Sayfa / Makale / Avrupa’da böcek üretim sektöründeki potansiyelin değerlendirilmesi: piyasa ve mevzuat perspektifleri

Avrupa’da böcek üretim sektöründeki potansiyelin değerlendirilmesi: piyasa ve mevzuat perspektifleri

ChristopheDerrien_feed17
Christophe Derrien

Genel Sekreter
IPIFF-Uluslararası Gıda ve Yem İçin Böcek Platformu

YÖNETİCİ ÖZETİ
Dünya nüfusunun 2050 yılı itibariyle 10 milyara ulaşması beklenirken, gıda üretiminin de %70 oranında artması gerekiyor ve hayvansal ürünlere talebin ise iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. Gıda üretimi konusunda ufukta görünen zorlukları aşmanın bir yolu olarak böcekler gösteriliyor. Böceklerin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli protein talebi bakımından hem insanları doyurabileceği hem de hayvanları besleyebileceği ifade ediliyor.

AB Politikaları ve Mevzuatı bu yeni ve inovatif sektöre büyük destek verebilir: Bugün böcekler, AB ülkelerinde balık yemi ve evcil hayvan maması olarak kullanılabiliyor. Bundan sonraki adım, kümes hayvanı yemi ve ardından da diğer besi hayvanları için kullanılmasına izin vermek olacak. Daha sonra da yem olarak kullanılabilen böceklerin çeşitlerinin artırılması bekleniyor.

Uluslararası Gıda ve Yem İçin Böcek Platformu (IPIFF), Avrupa Birliği’nin mevzuatının daha avantajlı hale getirilmesi konusunda çok önemli bir rol oynuyor (ve oynamaya da devam edecek). IPIFF ayrıca, böcek temelli besin üreticilerini AB standartlarında üretim yapmaları konusunda destekliyor.

IPIFF derneği sadece ‘temsil’ görevlerini ifa etmekle kalmıyor; böcek üreticileri ve AB kurumları arasında köprü rolü de oynuyor. Bunun yanında, AB kurumlarının kararlarını etkilemek için yoğun lobi faaliyetlerini sürdürüyor. IPIFF ayrıca, böceklerin gıda ve yem olarak kullanılmasına dair AB’nin düzenleyici standartlarının oluşturulmasında ‘itici güç’ olarak görev görüyor. IPIFF, AB makamları nezdindeki çalışmalarına ek olarak sektöre yönelik güvenilirlik ve irtibatın Avrupa’daki gıda ve yem zinciri ortakları ve kamuoyu nezdinde güçlendirmek için de yoğun çaba harcıyor.

ChristopheDerrien1_feed17
2025 yılı itibarıyla Avrupa böcek proteini üretimi tahmini hacimleri (bin ton)

HAYVAN YENİ İÇİN BİRİNCİ KALİTE TAMAMLAYICI PROTEİN KAYNAĞI OLARAK BÖCEKLER
Böcekler, Avrupa’daki besiciler için, mevcut hayvansal protein kaynakları arasında en çok gelecek vaat eden ve güvenilir çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Böcekler; etçil balıklar, kümes hayvanları ve domuzlar gibi canlıların beslenmelerinde doğal bir protein kaynağı olmalarının yanında protein konsantrasyon düzeyi ve ya da amino asit profilleri bakımından, bu tür hayvanların ihtiyaçlarını karşılayacak kalitede.

– Böcekler protein bakımından zengindir – kuru ürün olarak %50 ila %82 protein oranına sahiptir ve balık yemine %40, tavuk yemine ise %30 oranında ilave edilebilirler;
– Böcekler ayrıca hayvan büyüme performansı açısından ümit vaat eden sonuçlar veren önemli amino asitleri de (örneğin lisin lösin, arjinin) yüksek oranda içerirler.

Böceklerin ayrıca uygun bir yağ asidi profili söz konusudur ve antimikrobiyal peptidler ve kitin gibi bağışık sistemini güçlendirici özelliklere sahip biyoaktif bileşenler içerirler .

IPIFF Üyelerinin böcekleri beslemek için kullandıkları substratlar (Kaynak: IPIFF anketi, Mart 2018)
IPIFF Üyelerinin böcekleri beslemek için kullandıkları substratlar (Kaynak: IPIFF anketi, Mart 2018)

Şu ana kadar, yem formüllerine ya da besi hayvanlarının yemlerine böceklerin katılmasına yönelik yapılan denemelerin birçoğunda, ümit vaat eden sonuçlar elde edildi. AB’nin 1 Temmuz 2017 tarihi itibariyle yedi canlı türünün içerdiği proteinlerine izin vermesinin hemen öncesinde balık çiftliklerinde çok sayıda ticari deneme yapıldı.

Bu da Avrupalı balık çiftliği sahipleri ve su ürünleri için yem üreticileri başta olmak üzere, bu yeni malzemeleri yem formülüne eklemeye istekli olan piyasada bu ürünün güçlü şekilde kabul gördüğünün bir göstergesi. Bugün Avrupalı böcek üreticileri, yukarıda bahsedilen tarihten itibaren yaklaşık bin tonluk böcek proteinini ticarileştirdi. Eğer su ürünlerine yönelik yem piyasası, Avrupa’da böcekten yapılan hayvan yemlerinin %50’sini tüketiyorsa , 2030 itibariyle bu oranın %75’e yükselmesi beklenir.

Böcek üreticilerinin bu aşamada yem imalatçılarıyla proaktif bir şekilde birlikte çalışarak, böcek proteinin yem içeriği olarak kullanılmasının zorluklarını tam olarak anlamaya çalışmaları gerektiğine inanıyoruz. Özellikle de halen kullanılmakta olan malzemelere ‘yeni’ protein kaynakları sinerji yaratacak şekilde kullanılarak hayvan yemi formüllerindeki besin yetersizliklerinin üstesinden gelmeleri gerekiyor.

Bununla birlikte, böcek sektörünün su ürünleri piyasasında başarıya ulaşmasının önündeki temel zorluklar arasında, mevcut böcek proteini hacminin düşük kalması ve balık unu gibi yüksek proteinli bir ürünün yerine daha pahalı olan böcek proteini koymanın piyasa ekonomik açısından uygun olmaması yer alıyor. Avrupalı böcek üreticileri, bu ‘zayıf pozisyonlarını’ ancak en yüksek kalitede ürünler sunarak güçlendirebilir.

Bu durum, özellikle evcil hayvan piyasasında geçerli. Bu piyasa, Avrupalı böcek üreticileri için başlıca pazar konumunda. Avrupa’da çok sayıda şirket, başta hipoalerjenik yemler başta olmak üzere, ürün çeşitlendirmesi adına böcekleri yem formüllerine katıyor.

Canlı böceklerin aksine, böcek proteinlerinin kümes hayvanlarına verilen yemlerde kullanılmasına şu anda izin verilmese de Avrupalı böcek üreticileri bu durumun yakında değişeceğini öngörüyor .

BÖCEK SEKTÖRÜ HENÜZ TAM POTANSİYELİNE ULAŞMIŞ DEĞİL
Böcek sektörü hâlâ emekleme aşamasında ve son yayınlanan AB protein raporunda ortaya konulan protein eksikliği sorununu çözmek adına çiftçilere ve yem endüstrisine yeterli miktarda ürün sunabilmesi için zamana ihtiyacı var. Sektörün, global zorluklarla mücadeleye katkısı da bu yüzden şimdilik çok sınırlı, özellikle de hayvansal ürünler ve balık ürünlerine olan talebin istikrarlı bir şekilde attığı bir dönemde.

Yine de IPIFF tarafından geliştirilmiş olan ekonomik üretim tahminlerine bakarsak, daha ‘iyimser senaryolar’ çizebiliriz.

Avrupalı böcek üreticileri, Şubat 2019 itibariyle, 500 milyon Euro’nun üzerinde yatırım çekti ve önümüzdeki yıl içinde çok daha fazlasını kamu yatırımı, özel sermaye fonu ya da bankalar, sigorta şirketleri ve sektörden risk sermayesi olarak bekliyoruz. Bu fonlar, böcek çiftliklerinin üretimini artırmasına yardımcı olacak ve bu sayede fiyat açısından rekabet gücünü diğer kaynaklara karşı güçlendirecektir. Böcek proteininin mevcut protein kaynaklarının yerini alması beklenmese de önemli bir pay “çalabileceği” ifade ediliyor.

Ayrıca, sektörün gerçek potansiyelinin yanında böceklerin ‘döngüsellik potansiyeline’ de bakılması gerekir. Zira böcekler, pek kullanılmayan ve bu yüzden de ucuz olan besin kaynaklarını kullanır ve düşük değerdeki biyokütleyi, yüksek kaliteli hayvansal proteine dönüştürür ve bunları besin zincirine kazandırır. Avrupa Birliği’nin, böceklerle ilgili yasal düzenlemelerine rağmen, Avrupa böcek sektörü bugün bir çıkış fırsatı ve birçok kaynak için sürdürülebilir alternatifler sunuyor. Bu alternatiflerin de değerlendirilmemeleri durumunda israf olacaklarına dikkat çekiyorlar. Bu bakımdan, yem sektörüne bir rakip olarak değil, tamamlayıcı olarak girmek istiyorlar. Örnek olarak, böcek üreticileri, meyve-sebze tedarikçileri ya da tahıl sektöründen ürünleri ya da pasta ve bisküvi üreticileri gibi yerel gıda işlemecilerinin ürünlerini de kullanabiliyor. Bunun yanında süpermarketlerin teknik ya da lojistik sebeplerle ellerinde kalan son kullanma tarihi geçmiş gıda maddelerine de talip olabiliyorlar.

Böceklerin hayvan yemi olarak kullanımında IPIFF yol haritası
Böceklerin hayvan yemi olarak kullanımında IPIFF yol haritası

ChristopheDerrien3_feed17

Sektörün daha da gelişmesiyle inovatif subtratlar üzerinde daha fazla araştırma yapılması ve AB’nin ilgili yasal engellerinin de yakın gelecekte kaldırılması mümkün olabilecek.

Ancak devam eden bu çabalar, tabi ki gıda güvenliği hedeflerinden taviz verilmesini gerektirmez. Özellikle de bu malzemelerin, yüksek düzeyde kirletici bulunması sebebiyle yüksek riskli olarak sınıflandırılıp sınıflandırılmadığını araştırılması gerekir. Zira bu maddeler, böceklerde birikebilir ve onları yiyecek olarak tüketen hayvanlar üzerinde olumsuz etkiler yapabilir.

AB MEVZUATI İLE İLGİLİ FIRSATLARI YAKALAMAK: IPIFF’İN GÖREV VE FAALİYETLERİ
Böcek üretim sektörü, potansiyeline tam olarak ulaşabilmek için, uygun bilimsel kanıtlar ve risk değerlendirmesi prosedürleri tarafından desteklenen net ve güçlü bir mevzuat çerçevesine ihtiyaç duymaktadır. Bu doğrultuda, böcek proteininin hayvan yemi olarak kullanılmasına izin ve bunu takiben böceklerin beslenmemesi için yeni subtratalara izin verilmesi için üç aşamalı bir plan geliştirmiştir.

Bunun yanında, böcek üreticileri için rehberlik ve uygun kontrol enstrümanlarının devreye sokulması ve yetkililerin bu kuralları uygulamaya koyması gerekmektedir. Örnek olarak:
– IPIFF, hayvan yeminde tam olarak ne kadar böcek proteini bulunduğunu belirlemek için resmi analiz metotlarını aktif şekilde test etmekte ve bu metotları izin verilen böcekleri diğerlerinden ayırabilecek şekilde geliştirmektedir.
– Bunun yanında, derneğimiz, kaliteli ve hijyenik böcek üretimi konusundaki en iyi uygulamalara dair bir kılavuz çıkarmıştır.
– Bu doküman, Avrupa Komisyonu’ndaki ve ulusal bazdaki karar verici organların yasal düzenleme sürecinde, böcek üreticilerinin güçlü bir gıda ve yem yönetimi sistemi geliştirmeleri adına faydalı bir araç teşkil etmektedir.
– Son olarak IPIFF, insanların tüketimine yönelik olarak böcek üretme ve işleme konusunda AB hijyen ‘kurallarının’ hazırlanması ve geliştirilmesine aktif şekilde katılmaktadır.

Hem gıda hem de yem bakımından gıda zincirinde yer alanlar için yasal çerçevenin oluşturulması ve operatörlerin bu düzenlemelere uygun davranmaları için desteklenmesi, derneğimizin temel misyonudur. Böcek sektörünü temsil eden kuruluş olarak ayrıca büyük resme bakarak sektörü daha geniş girişimlerle bağlantılı hale getirmek için de çaba gösteriyoruz. Bu kapsamda;
– Özellikle, organik böcek üretimi ya da AB gübre düzenlemesi gibi diğer düzenlemeleri fırsat bilerek ‘köprüler kurmaya’ çalışıyoruz.
– Bunun yanında, AB protein planı ya da AB Döngüsel Ekonomi Paketi gibi AB politikalarıyla böceklerin yem olarak kullanılmasının ilgili hedeflerle bağdaştığının altını çizmeye çalışıyoruz.

Önümüzdeki 3-5 yıl, sektörün gelişmesi adına bir dönüm noktası olacaktır ve bu gelişmeler AB’nin siyasi ve düzenleyici gündemiyle (AB mevzuatının uygulanması ve yeni fırsatların somutlaştırılması) sıkı şekilde bağlantılı olacaktır. Su ürünlerinde yem olarak kullanılmasının onaylanması ya da İyi Hijyen Uygulamaları Kılavuzu gibi IPIFF’i Avrupa’nın önde gelen ve kaçınılmaz meslek örgütü haline getiren (çoğu AB ülkelerinden olmak üzere aktif böcek sektöründen 51 üye) birçok ilerlemeye rağmen, dernek olarak tüm fırsat alanlarını değerlendirmekten hâlâ oldukça uzak durumdayız.

Böceklerle ilgili (beslenme, sürdürülebilirlik gibi alanlarda) pozitif delillere ve AB’nin sektör için genel olarak olumlu politikasına rağmen, bu hedeflere ulaşılmasının kolay olmadığını da kabul etmek gerekir:
– AB’nin siyasi ve düzenleyici arenası, karar alma süreci ve müdahil aktörlerin çeşitliliği sebebiyle karmaşık kalmaya devam ediyor, mevcut mevzuat çerçevesinin böcek üretim gerçeklerine daha uygun şekilde ‘yasmaya ilişkim çerçeveleri’ yeniden şekillendirme konusunda karar alıcıları ikna etmek ise işin en zor kısmı.
– Bazen birbirinden farklı çıkarlar ve/veya pozisyonlar arasında konsensüs oluşturabilmek için IPIFF düzeyinde yapılacak çok şey var. Bunun yanında, böcek konusu gündemlerinin üst sıralarında yer almadığı çiftçiler ve yem endüstrisi gibi gıda ve yem zincirinden diğer aktörlerle ittifakları oluşturmak ve/veya bunları konsolide etmek gerekmektedir.

Bu alanda gösterilen çabalara değecektir.

Kontrol edin

edyta-margas-buhler2

Yem sanayiinde önemi giderek artan bir konu: Yem Güvenliği

Kâr marjlarının genellikle düşük olduğu yem sanayiinin büyük bölümü için en önemli mesele, yem güvenliği …