Ana Sayfa / Özel Dosya / Avrupa Protein Planı ve Çevre Dostu Yem Geliştirmek

Avrupa Protein Planı ve Çevre Dostu Yem Geliştirmek

Avrupa Birliği ve Türkiye’deki yem endüstrilerinin her ikisi de önemli bir protein açığına sahiptir. Yerel olarak üretilenlerden daha fazla proteine ihtiyacımız var ve bu nedenle ithalata başvurmak zorundayız. Protein alternatifleri için yapılan arayış, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından Avrupa Protein Planı ile desteklenmeye çalışılıyor ve FEFAC, bu planın birincil paydaşlardan biri. Bu arada FEFAC, karma yem üretiminin çevresel etkisinin ölçümünü uyumlu hale getiren araçlar üzerinde çalıştı: Feed PEFCR ve GFLI Veritabanı.

 

basliksiz-3Alexander Döring
FEFAC Secretary General – FEFAC Genel Sekreteri

Avrupa Birliği Komisyonu, Avusturya’nın başkenti Viyana’da 22-23 Kasım tarihlerinde düzenlenecek üst düzey konferansta, Birlik içinde protein bitkilerinin yetiştirilmesini destekleme amacıyla beklenen Avrupa Protein Planı’nın taslağını kamuoyu ile paylaşacak. Çok sayıda Birlik üyesi için protein bitkilerinin yetiştirilmesi siyasi bir öneme sahip. Gerçi bu, ithal edilen GDO’lu yem maddelerine yapılan muhalefetten kaynaklanan bir gelişme. FEFAC olarak bu planının geliştirilmesini destekliyoruz. Bu plan, FEFAC’ın iki yıl önce başlayan alternatif protein kaynaklar araştırmasına destek olacaktır. Avrupa Birliği’nin stratejik protein kaynağı karışık bir konudur. Protein açığını çözmek için kimsenin elinde sihirli bir değnek olmadığı gibi kendine yeterliliği de gerçekçi bir hedef değil. FEFAC’ın beklentisi, açığın öngörülebilir bir gelecekte devam edeceği gerçeğidir. Bu da, sorumlu bir şekilde üretilen ithal protein kaynakları üzerinde çalışmanın aynı derecede önemli olduğu anlamına gelir. FEFAC’ın sorumlu soya üretimi için yem endüstrisinin gereksinimlerini belirleyen Soya Kaynağı Bulma Kılavuzu’nun geliştirilmesine yatırım yapmasının nedenlerinden biri de budur.

Konu alternatif protein kaynaklarına geldiğinde, Avrupa Birliği yem yasağı ve işlenmiş hayvansal proteinlerin (PAP) muhtemel yem olarak kullanımı tartışması her zaman dikkat çeker. Beslenme profili çok değerlidir; domuz yeminde kümes hayvanları PAP’ına ve kümes hayvanları yeminde domuz PAP’ına onay vermek AB’nin hâlâ çalışma dosyaları içinde yer almaktadır. Gerçi bu dosya geçtiğimiz yıllarda çok sayıda gecikme ile karşılaştı. Kanatlı hayvanlar ve domuz proteinlerini saptamak için PCR usulleri artık doğrulanmıştır; yani tür içi geri dönüşüm yasağına karşı (yani kümes hayvanlarında kümes hayvanları proteinlerinin yasaklanması ve domuz yeminde domuz proteinlerinin yasaklanması) uygunluk için analitik araçlar hazırdır. Analitik süreçteki bir sonraki önemli adım, yanlış pozitiflerin yokluğunu sağlamak için uygulanabilir eylem limitlerinin oluşturulmasıdır. Hakiki bir siyasi onay sürecinin ne zaman başlayacağını ve ne tür bir sonuç vereceğini tahmin etmek zordur. Zira izin için ilk olarak kümes hayvanı yeminde domuz PAP’ı olacaktır.

Kümes hayvanları ve domuz PAP’ının karma yemde gerçekten görme fizibilitesine ilişkin olarak FEFAC biraz şüphecidir. Sadece domuz veya kümes hayvanı yemi üreten sadece birkaç yem değirmeni vardır, yani AB’nin tür içi geri dönüşüm yasağına uyumu, çok amaçlı yem değirmenleri için büyük bir zorluk ve muhtemelen çok maliyetli olacaktır. Karma yem sektörü için PAP’nin mevcudiyeti, bunun sınırlı olacağı tahmin edilen bir başka sorudur. Geçtiğimiz on yıl içerisinde, geviş getirmeyen PAP’lar mesela evcil hayvan ve balık yemi ki bu 2013’ten beri onaylıdır gibi yüksek marjlı pazarlarda yeni çıkış noktaları bulmuştur. Balık yemi onayından çıkarılabilecek önemli bir ders, pazar kabulünün hala bir önemli bir bariyer olduğu gerçeğidir. Avrupa yem endüstrisinin talihsiz mirasıyla, bu konunun hassasiyetini göz ardı edemeyiz ve herhangi bir siyasi onayın ardından kümes hayvanlarında ve domuz yeminde PAP kullanımına karşı çeşitli AB ülkelerindeki pazarların direnç göstermesi kuvvetle muhtemeldir.

2017 yazından bu yana, belirli bir böcek grubundan gelen PAP, balık yemi için de onaylanmıştır. Bu yem karşısında pazarın tepkisi ne yazık ki olumsuz olmazken balık yemi üreticileri de mevcut olduğunda yeni böcekleri yeme eklemeye kararlı. Bir sonraki adım pek tartışmalı olmamasına rağmen böcek PAP’ının kümes hayvanları yemine eklenmesine izin vermek olur. Bunun kümes hayvanı yeminde domuz PAP’ına izin verilmesine denk gelmesi beklenebilir. Avrupa Birliği’nde endüstriyel böcek tarım sektörü hâlâ çok genç ve karma yem endüstrisine büyük miktarlarda protein verebilmesi zaman alacaktır. Şu anda, böceklere verilebilecek tek substratlar, gıda üretimi için herhangi bir başka hayvancılık türünde yasal olarak kullanılabilenlerle aynıdır.

Avrupa’nın protein sorununun, PAP veya böcek tarımı veya başka bir bireysel alternatif protein ile çözülmesini beklememek gerekir. Protein açığını düşürme arzusu çerçevesinde gelecek her proteine kapılar açık. FEFAC, 2015 yılında düzenlediği çalıştay ile kendine göre kısıtlamaları ve imkânları olan alg, tek hücre proteinleri ve kril gibi deniz içeriklerinin potansiyellerini ele aldı. Avrupa Protein Planı’nın hedeflerinden biri, protein bitkilerinin ekimini teşvik etmek olacaktır. Bu çerçevede, FEFAC ekili Avrupa proteinine en büyük katkı şu anda kolza tohumu yemeğinden geldiğine dikkat çekti. Bunun da üretimi aslında Yenilenebilir Enerji Direktifi aracılığıyla ürün bazlı biyoyakıtların yetiştirilmesine yönelik uyarıma bağlıdır. Bu yüzden FEFAC, Avrupa karma yem sektörünü ciddi bir şekilde etkileyen bu enerji politikasının değerlendirilmesinde protein boyutunu karar alıcıların her zaman göz önünde tutması yönünde uyarılarda bulundu. Yenilenebilir Enerji Direktifi 2020-2030’a ilişkin son siyasi anlaşma ile ulaştırma sektöründe yenilebilir enerji hedeflerine ürün bazlı biyoyakıtların katkısının, Üye Ülkelerin 2020’deki tüketim seviyesi ile sınırlandırılmasına karar verildi. Bu da yüzde 1’lik bir ek büyüme ve en fazla yüzde 7’lik bir büyüme anlamına geliyor.

Avrupa protein planına ilişkin kamuoyundan görüş alındığı sırada FEFAC’ın dikkat çektiği konulardan biri “protein kalitesi” oldu çünkü bütün proteinler aynı değil. Protein kalitesinin önemli parametreleri protein konsantrasyonu, amino asit profili ve beslenme karşıtlarının yokluğudur. Mesela, bezelye ve acı bakla gibi protein bitkilerinin sindirilebilir amino asitlerindeki düşük protein konsantrasyonu, hayvan yemine dahil edilmesinde ana sınırlayıcı faktörüdür. Ayrıca soya küspesi aynı zamanda lezzet, sindirilebilirlik ve güvenlik de dâhil olmak üzere tüm protein kalite parametrelerinde çok iyi puan almaktadır. Birlik içinde yetiştirilen bitkilerdeki proteinler soya küspesinin yanı sıra DDG ve mısır glüteni yemi gibi protein bakımından zengin kaynaklarla mücadele etmek zorundadır. FEFAC, yemleme amaçlı protein kalitesinin, ürün yetiştirme sektörüne ve endüstriyel işlem çözümlerinin geliştiricilerine yatırım yapacak kadar ilgi çekici bir araştırma alanı haline gelmesini ummaktadır.

Aynı zamanda, soya küspesinden alternatif protein kaynaklarına geçilmesinde ve çevre dostu yemlerin üretilmesinde GHG ile fosfat emisyonlarının ne tür bir etki doğuracağı tam olarak açık değil. “Düşük emisyonlu yem”in ölçülmesi özellikle FEFAC’ın bu yıl Gıda Üreten Hayvanlar için PEFCR Yem metodolojisini ve bu yıl GFLI Veritabanı’nı başlattığından bu yana gittikçe daha kesin bir hale getirmektedir. Birlikte uyumlu, sağlam ve tutarlı araçlara dayanan çevresel etkisinin doğru ve güvenilir bir şekilde hesaplanmasını sağlar. Yem üretim sürecinin; domuz eti, kanatlı hayvan eti, yumurta, süt ve balık gibi hayvansal ürünlerin üretimindeki çevresel etkilerinin en büyük payını temsil ettiği bilinen bir gerçektir. Bazıları yem üretiminin çevresel etkilerini ölçmeye yatırım yapmakla sadece kaybedeceğimizi söyleyebilir ancak belirtilen gerçek dikkate alındığında hayvancılık sektörü, çevresel etkileri azaltmaları istendiğinde cevap bulmak için bizim kapımızı çalacak ve bu yeni araçlarla çevresel talebi dikkate alarak yem formüle edebiliriz. Bu FEFAC için kaçınamayacağı bir sorumluluktur ve bunu biz göz ardı etseydik bile birilerinin yapması gerecekti ve bunlar daha kaliteli sonuçlar ortaya koyacaktı. Hem PEFCR hem de GFLI Veritabanı’nın uluslararası bir boyuta sahip olduğunu ve Türk ortakların katılımını memnuniyetle karşılayacağımızı vurgulamak önemlidir.

Eski gıda maddeleri, bir başka endüstriyel işlemin (yani gıda üretiminin) bir sonucu oldukları için, tipik olarak düşük emisyonlu bir yem formülasyonuna girecek olan bir besleme bileşeni türüdür. Çevresel etkileri açısından, gıda üretim tesislerinde üretilmelerinin başlangıcında “sıfır değer” taşırlar. Eski gıda maddeleri, artık pratik veya lojistik nedenlerle insan tüketimine yönelik olmayan gıda maddeleridir, ancak yine de hayvan beslenmesinde güvenli ve yararlı bir amaca sahiptir. Tipik örnekler ekmek, bisküvi, çikolata, kahvaltılık gevrek ve makarnadır. Şeker, nişasta ve/veya sıvı yağlardaki yüksek enerji içeriği nedeniyle, işlenmiş eski gıda maddeleri, karma yem üretiminde hububat tahıllarına alternatif olarak kullanılabilir. Herhangi bir ambalaj malzemesini mekanik olarak çıkarabilen özelleşmiş eski gıda maddesi işlemcileri, malzemelerini çoğunlukla gıda üretim tesislerinden ve giderek artan oranda süpermarketlerden toplamaktadır. Avrupa Eski Gıda Ürünleri İşleyicileri Derneği, EFFPA, AB’de yaklaşık 3,5 milyon tonluk eski gıda maddesinin yıllık olarak hayvan yemi haline getirildiğini tahmin ediyor. AB, insan tüketimine yönelik olmayan gıdaların yem kullanımına yönelik Kılavuz İlkeler yayınlanması yoluyla gıda atıklarının azaltılması hedefiyle eski gıda maddelerinin hayvan yeminde kullanılmasını teşvik etmek istemektedir.

Avrupa Birliği’nde gıda üreten hayvanların beslenmesinde kullanılan eski gıda maddeleri; süt, yumurta, bal ve domuz jelatininde muafiyetler olmasına rağmen, sebze kökenli olmalıdır. Eski gıda maddelerinin, restoranlardan gelen ve kullanılması kesinlikle yasak olan yiyecek atıkları ile karıştırılmaması gerekir. Gıda işyeri işletmecileri, eski gıda maddelerini yem üretimi için satmak istediklerinde, malzemelerinin yeme uygunluğu konusunda sorumluluk almalı ve geçerli AB yem mevzuatı konusunda kendilerini eğitmelidirler.

Yem katkı maddelerinin, hayvancılıkla ilgili emisyonları azaltma mücadelesinde de önemli bir rolü vardır. İnovasyon, çiftlik hayvanlarının patojenlerle başa çıkmasına ve veterinere olan ihtiyacı azaltmaya yardımcı olmak adına sindirilebilirlik artırıcılar, nitrojen ve fosfor emisyonlarının sentetik amino asitler ve fitazlar ve bağırsak sağlığı geliştiriciler yoluyla azaltılması yoluyla kaynak verimliliği için çözümler üretmektedir. Aynı zamanda, yem katkı maddeleri için onaylama gereklilikleri giderek daha fazla olmakta ve bu da birtakım mevcut izinlerin azaltılmasına ve araştırma ve geliştirmeye yatırım yapmak isteyenlerin cesaretlerini genel manada kırmaktadır.

Bir önceki yazımız olan "Yem Hammaddeleri ve Hammadde Temini" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

alternatif-proteinler

Böcekler: Gıda endüstrisinin geleceğinin temel direği

Araştırmalara göre, tüketiciler böceklerin balık yemi olarak kullanılmasını kuvvetle desteklediklerini çünkü bunu “doğal” ve “sürdürülebilir” …