Ana Sayfa / Özel Dosya / FEFAC YILLIK RAPOR 2017-2018*

FEFAC YILLIK RAPOR 2017-2018*

Kapsamlı Avrupa Protein Planı’nın hazırlanmasında AB Tarım ve Kırsal Kalkınma Komiserliği (DG AGRI), Avrupa Birliği’ndeki en büyük protein kullanıcısı olan Avrupa yem endüstrisini önemli bir paydaş olarak görüyor. Geçen yıl FEFAC, AB protein kaynaklarının karma yem sektörü için değer potansiyelini arttırmak amacıyla hayvan beslenme biliminin yüksek kaliteli ve sindirilebilir bitkisel bitki protein kaynaklarının talebi için kilit rolde bir etken olarak eklenmesinin önemine dikkat çekti.

Avrupa Birliği’nin Tarım ve Kırsal Kalkınma Komiseri Phil Hogan, İspanya’nınuntitled-2 Cordoba kentinde geçen yıl haziran ayında düzenlenen 28. FEFAC Kongresi sırasında Avrupa Protein Planı’nı açıkladı. FEFAC, komiserliğin geçen mart ayındaki kamuoyu görüş alımına katkıda bulunurken şimdiye kadar yapılan üç uzman toplantısından ikisine görüş bildirmesi için davet edildi. Avrupa Birliği Komisyonu, FEFAC’a devam eden taslak çalışmalarına katkısı nedeniyle Lyon’daki FEFAC Halk Genel Kurulu’nda teşekkür etti.

FEFAC, yemdeki bitkisel proteinin değerini ve uygunluğunu belirleyen bir hayvan beslenme profili açısından protein kalitesi kavramına dikkat çekmiştir. Bir protein kaynağının amino asit profili, sindirilebilirlik, protein konsantrasyonu, besin yoğunluğu ve anti-besinlerin varlığını azaltma ihtiyacı gibi kritik bir parametredir. Beslenme açısından bakıldığında, ithal soya küspesi, tüm protein kalite ölçütlerinin yanı sıra rekabet edebilirlik açısından da yüksek olduğu için bitkisel proteinlerin hayati bir kaynağı olmaya devam etmektedir. Yem malzemesi kaynağı açısından, Avrupa’da arasında yüksek değerli protein sağlayan biyoyakıt üretimi için yağlı tohumların olduğu bitkisel proteinlerin üretiminin daha da arttırılması için iyi fırsatlar vardır. Gerçi Avrupa Birliği öngörülebilir gelecekte kendine yetecek bir konumda olmayı başaramayacaktır.

Hayvan besleme bilimi, çiftlik hayvanlarına gerekli amino asitler sağlamada dinamik bir role sahiptir. Geliştirilmiş verimlilik oranları sayesinde mevcut proteinlerin daha optimal kullanılıyor. Buna örnek olarak besin firesini azaltan gelişmiş işleme teknikleri, azaltılmış güvenlik marjlarının yanı sıra çiftlik hayvanlarının yaş ve büyüme döngüsüne bağlı faz beslemesi sayılabilir.

Sentetik amino asitlerin kullanımının artması, proteinlerin verimliliğinin daha da artmasının önünü açarken, tüm hayvan türleri için karma yemdeki ham protein seviyelerinin önemli ölçüde azaltılmasına neden olmuştur. FEFAC, farklı bitkisel protein kaynaklarını seçerken, örneğin fosfat emisyonları gibi, çevresel etkiler üzerindeki potansiyel olumsuzlukları noktasında dikkatli olmaya davet etti.

Avrupa Protein Planı çerçevesinde komisyonun piyasa çalışmasının sonuçları, Avusturya’nın başkenti Viyana’da 22-23 Kasım 2018’de düzenlenecek yüksek seviyeli AB konferansına kamuoyu ile paylaşılacak.

Yenilenebilir Enerji Yönetmeliği II – Bitkisel bazlı biyoyakıtların 2030 yılına kadar garantili katkısı
Yenilebilir Enerji Yönetmeliği II (2020-2030) üzerindeki siyasi uzlaşı geçen haziran ayında sağlandı. FEFAC açısından sonuç, kabul edilebilir bir uzlaşıyı temsil etmektedir. Bitkisel bazlı ve gelişmiş biyoyakıtlar alanında yem endüstrisi için bazı olumlu etkileri vardır.

Bitkisel bazlı biyoyakıtların ulaştırma sektörünün yenilenebilir enerji hedeflerine katkısı, Yenilenebilir Enerji Yönetmeliği II ile ilgili politik tartışmalar ve müzakereler sırasında temel konulardan biriydi. Biyodizel için kolza tohumu ve ayçiçeği gibi yağlı tohum bitkilerinin ezilmesinden ve biyoetanol için tahılların damıtılmasından elde edilen sonuçlar, Avrupa çiftlik hayvancılığı sektörünün protein karşılanmasında önemli katkılar sağladığını göstermiştir.

FEFAC açısından, hiçbir AB kurumunun birinci nesil biyoyakıtların tamamen yürürlükten kaldırılması için çağrı yapmadığının ortaya çıkması ile ana başarı sağlanmış oldu. Üye devlet düzeyinde 2020+yüzde 1 katkı paylarını belirleme konusunda nihai uzlaşı, 2030 yılına kadar bitkisel bazlı biyoyakıtlardan proteinlerin teminini garanti edecektir.

Avrupa Protein Planı çerçevesinde, RED II’nin ana hedefi AB enerji politikasının çevreye dost bir hale getirilmesi olsa bile, bu katkı sürdürülebilir Avrupa protein tedarikinin uzun vadeli stratejisine tam olarak bütünleştirilmelidir.

Anlaşma, gelişmiş biyoyakıtların üretimi ile listelenen hammadde kaynaklarının potansiyel malzeme kullanımı arasındaki potansiyel rekabeti eşit olarak yansıtmaktadır. Gelişmiş biyoyakıt listesine eklenecek herhangi bir hammadde kapsamlı bir değerlendirmeden geçmek zorundadır. Bu süreçte karar vericiler, döngüsel ekonomi ve atık hiyerarşisinin ilkeleri, sürdürülebilirlik ölçütlerini ve yan ürünlere yönelik pazardaki potansiyel bozuklukları göz önünde bulundurmak zorundadır. Bu nedenle FEFAC, AB kurumlarının, şeker kamışını hammaddelerin listesinden silme kararını da memnuniyetle karşılamaktadır. Şeker kamışı, yemin lezzetini ve homojenliğini arttıran pelet bağlama özelliklerine sahip, yüksek değerli, enerji açısından zengin bir tat arttırıcıdır. Şeker kamışı, ayrıca hayvan beslenmesi için amino asitlerin yanı sıra, lezzet arttırıcı ve protein dengeleyici yem katkı maddeleri üretmek için kullanılır.

Yem Güvenliği – kamu ile özel kontrol arasında etkileşim
FEFAC Gıda Güvenliği Yönetimi Vizyonu’nun temel odaklarından biri operatörler ve kontrol makamları arasında işbirliğidir. HfAA’nun (AB Sağlık ve Gıda Denetim ve Analiz Ekibi’nin) genel bakış raporu, resmi yem kontrol sistemi ve özel güvence planları arasındaki yakın etkileşim tesis etmenin yararları ve zorluklarını belirledi.

Yem sanayisi, süreç boyunca risklerin optimize bir şekilde yönetilmesini sağlamak ve ortaklar arasında güveni artırmak adına yem güvenliği güvencesine ve takip şemalarına uzun zamandır yatırım yapıyordu. Var olan AB Resmi Kontroller Yönetmeliği No 882/2004, üye ülkelerin, risk bazlı ulusal kontrol programlarını tasarlarken operatörlerin gerçekleştirdiği oto kontrolün sonuçlarını göz önünde bulundurmasını öngörüyordu. Bu, gelecek AB Resmi Kontroller Yönetmeliği No 2017/625 ile daha da kuvvetlendirilecek. Üçüncü taraf sertifikalı güvenlik güvence programlarının uygulanması, yetkililerin değerlendireceği ek bir unsur olduğu açıkça ortaya koydu.

AB Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiserliği’nin HfAA Yönetmeliği, yem sektörünü bir test dosyası olarak ele aldı. Bu süreçte farklı tip oto-kontrol sistemleri ve resmi kontrol planlarının tasarlanmasına uyumları analiz edildi. Aralık 2017’de yayımlanan HfAA Genel Bakış Raporu, dört AB üyesi ülkesinde yetkili makamların yeterince güçlü olduklarını düşündükleri yem güvenliği güvence planları ile iyi gelişmiş bir etkileşim sistemine sahip olduklarını gösterdi. Bu etkileşim, bağlı yem işletmecileri için resmi kontrollere daha hedefli ve risk temelli bir yaklaşımla sonuçlanmıştır. Özel örnekleme planlarından elde edilen sonuçlar, resmi yem örnekleme planının tasarımında yardımcı olurken, özel güvence planlarından gelen uyum kayıtları, risk profili oluşturma ve yem işletmecilerinin resmi denetimlerinin önceliklendirilmesine yardımcı olur.

FEFAC, beş üye ülkenin daha bu tür bir etkileşimi tesis için daha net adım atma niyetini beyan etmesinden memnuniyet duymaktadır. Hali hazırda çok sayıda üye ülke, özel güvence planlarını kendi planlarına dâhil etmeyi sıkıntılı olarak görüyor. Özel kurumlar tarafından gerçekleştirilen denetimlerin resmi denetimlerle karşılaştırılabilir olup olmadığı, özel güvence planlarının ticari yönlerinin bir çıkar çatışması çıkarıp çıkarmayacağı, yasal AB gerekliliklerine ne ölçüde uygunluk sağladıkları noktasında sorular bulunmaktadır.

HfAA ile geçtiğimiz ocak ayında buluşan FEFAC, yükselen yem güvenliği yönetim soruları üzerinde tartışmalar ve “barış zamanı ortamında” kamu ve özel sektör kontrolleri arasındaki etkileşimle ilgili en iyi uygulama deneyimi için genel bir çerçeve sağlamak üzere girişimini devam ettirmek için niyetini beyan etti. FEFAC, birçok AB ülkesinde geliştirilen farklı yem güvenliği yönetim sistemlerini ve araçlarını tanımlamak için Uluslararası Ticaret Merkezi ile işbirliği içinde bir kıyaslama aracı geliştirme projesi aracılığıyla yem güvenliği yönetim sistemlerinin performansının bağımsız değerlendirilmesini kolaylaştırmaya katkıda bulunmaya isteklidir.

Hayvan Beslenme – Bakır için izin verilen maksimum seviye gözden geçirmesi
Geçtiğimiz nisan ayında, Bitkiler, Hayvanlar, Gıda ve Yem Daimi Komisyonu (SCoPAFF), EFSA’nın düşüncesinden ayrılarak yavru domuz yemlerinde izin verilen maksimum bakır seviyesinin gözden geçirilmesini oy birliği ile karar verdi. FEFAC dengeli bir siyasi karar alınmasında hayatı bir rol oynarken öncü argüman olarak çiftlik hayvan sağlığı yönetiminde hayvan beslenmesinin rolünü dikkate aldı.

Diyetetik bakır, karma yem üretiminde önemli bir eser elementtir ve bu yüzden yavru domuz yeminde yeterli seviyede bulunması iyi bir performans ortaya koyacağı gibi sütten kesilme sonrası ishal görülmesini de düşürecektir. Çevreye bakır emisyonunun azaltılması ışığında EFSA, yavru domuz yemindeki maksimum bakır oranını 25 mg/kg olarak ayarlanmasını tavsiye ederken siyasi anlaşma yavru domuzun sütten kesildiği dört hafta içinde 150 mg/kg seviyesine kadar ve sekiz hafta içinde de 100 mg/kg seviyesine kadar izin vermektedir.

FEFAC’ın müdafaa faaliyetleri, erken dönem yasama aşamasında domuz yetiştiriciliği sektörünün sağlık yönetimi için açık risk olduğunu belirterek kendi etki değerlendirme raporunu sundu. Bununla birlikte yavru domuz yemlerinde azaltılmış bakır seviyelerine ilişkin Bikker ve arkadaşlarının (2015) değerli çalışması da sunuldu. FEFAC, yavru domuz yemindeki bakır seviyesinin bu hayvanların hayatlarının en hassas döneminde azaltılmasının sağlıkları ve performansları üzerinde kritik bir etki doğuracağını ki bunun da antibiyotik ile tedavi edilmeleri ihtimalini arttırabileceği ve bunun da AMR’nin azaltılması arzusunun hilafına olacağını yetkililere gösterdi. Yavru domuzların tükettiği az miktarda yem dikkate alınırsa maksimum bakır seviyesinin 25 mg/kg seviyesine düşürülmesi ile elde edilecek çevresel kazanç marjinal olacaktır. Aynı zamanda çevreye salıverilen bakırın çoğunun organik tarım da dâhil olmak üzere tarımdan geldiği belirtilmelidir.

FEFAC yetkili makamların yavru domuz yemlerine bakır dâhil edilmesi ve genel olarak beslenme katkılarına ilişkin dengeli bir yaklaşım göstermesi çağrıda bulunurken bu makamların rollerinin eksiklerin engellenmesi için gerekli seviyelerin karşılanmasından öte gittiğini ikrar edip hayvan beslenme bilimi, çiftlik hayvanlarına sadece performans ve üretkenliği arttırmaktan daha fazla değer verdiğini gerçeğinin altını çizmektedir.

Döngüsel Ekonomi – yem üretimi sonunda atık yönetiminden yasal bir uzaklık sağladı
2002 tarihli Genel Gıda Yasası, gıda üreten hayvanlara güvenli yem üretmenin güvenli gıda üretmenin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu yılın ilk yarısında tamamlanan Atık Çerçeve Yönetmeliği’nin son hali ile yem üretimi ile atık yönetimi arasında yasal fark sonunda şekil alırken yem zincirinin risk yönetimi yeteneklerini iyileştirmiştir.

Bu haziran ayında yayımlanan revize Atık Çerçeve Yönetmenliği 2018/581 kapsamından “Yem maddeleri olarak kullanılmak üzere ayrılan maddeler… ve hayvansal yan ürünlerden oluşmaz veya yan ürün içermez” çıkarıldı. Bu şekilde AB gıda güvenliği yasasında önemli bir boşluk kapatılırken zaten hayvansal yan ürünlerin kapsam dışında tutulduğunu akılda tutmak gereklidir. Avrupa yem endüstrisi bunu uzun zamandır talep ediyordu. Bu yem üretimi için kullanılacak malzemeler için atık ve yem yasasının gereksiz bir şekilde kopyalanması manasına geliyordu. Bunun varlığı yem zinciri entegrasyonunu ve tek pazarda gıda ürünlerinin işleyişine darbe vuruyordu. Özellikle eski gıda işlemcileri için, bu yasal netlik işlerinin (gıda) atık geri dönüşümü olmadığını, bu şekilde bütün ilgili AB yem temizliği ve güvenliği yönetimi kuralları uygulanırken çevre aktörlerinin, Atık Çerçeve Yönetmeliği’nden yan ürün kriterlerini yorumlayarak şirketlerin yem ilgili faaliyetlerine zorluk çıkaramayacaklarını manasına gelmektedir. Yerel düzeyde ise karma yem üreticilerinin, iddia edilen atık işlemleri ışığında çevre izni almaları gerektiği yönündeki gerekçesiz yasal gereklilikler de sona eriyor.

Revize Atık Çerçeve Yönetmeliği ayrıca Avrupa Birliği’nin gelecek yıllardaki gıda atık yönetmeliği için planlarını da ortaya koymaktadır. Avrupa Birliği Komisyonu, Mart 2019’dan önce, üye ülkelerin yıllık gıda atık rakamlarını yayınlamaları için resmi bir ölçüm yöntemi yayımlayacak. Hayvan besleme, gıda atıklarının yanı sıra, döngüsel ekonomiye katkı sağlamak için bir araç olarak kabul edilmektedir, yani ulusal gıda atığı önlenmesi stratejilerinde “çözümün bir parçası” olarak tanınmalıdır. Bu durum, Nisan 2018’de insan tüketimine yönelik olmayan gıdaların yem kullanımına yönelik AB Komisyon kılavuzunun yayınlanmasıyla da doğrulanmıştır; bu kılavuz, gıdaların bir yem maddesine geçişini açıklığa kavuşturmayı ve kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. AB’nin Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiseri Vytenis Andriukaitis, geçtiğimiz yıl kasım ayında Hollanda’daki eski bir gıda malzemeleri işleme tesisini gezerek “eylemdeki döngüsel ekonomi” diye nitelendirdiği süreci ilk elden deneyimledi.

FEFAC, EFFPA (Avrupa Eski Gıda Malzemesi İşlemcileri Birliği) ile birlikte hareket ederek AB Sağlık ve Gıda Güvenliği Komisyonu yetkilileri ile yasal bir çerçeve ihtimalini araştırdı. Bu yasal çerçeve eski gıda malzemesi işlemcilerinin gıda üreticileri ve perakende sektöründen güvenli kaynak elde etmesini sağlayacak.
Tıbbi Yem – Çok ihtiyaç olan yeniden şekillendirme üzerinde sonunda anlaşıldı

2018 Haziran’ında, AB Kurumları, komisyonunun Tıbbi Yem Üretimi Yönetmeliği önerisi hakkında siyasi bir anlaşmaya varmıştır. FEFAC bu sonucu memnuniyetle karşılamaktadır. Bu sonuç her şeyden önce tıbbi yemlerin, yetkili makamlar tarafından veteriner reçetesine tabi hasta çiftlik hayvanlarına ilaç verilmesinin güvenli ve iyi bir şekilde kontrol edilmiş yolu olduğunu ikrar ettiklerini gösteriyor. Bu anlaşma, Veterinerlik Tıbbi Ürünler Yönetmeliği’ne ilişkin anlaşmanın hemen ardından geldi. Bu yönetmelik, iki taslak yönetmelik arasındaki doğrudan çapraz referanslar ve özellikle de AMR’ye karşı önlemler ve yasal tanımlar nedeniyle Tıbbi Yem teklifi ile aynı paket içindeydi.

Anlaşma, FEFAC için önemli bir konu olan çok amaçlı yem fabrikalarında tıbbi yem üretimi için risk-orantılı teknik gereksinimleri belirlemektedir. AMR’nin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla profilaktik ve metaflaktik kullanımla ilgili kısıtlamalar, yeni Veteriner Tıbbi Ürünler Yönetmeliği bağlamında yapılan politik kararlarla uyumludur. Aktif tıbbi maddelerin, hedef olmayan yemlere kalıntı limitleri, AB Yönetmeliği yürürlüğe girdikten bir yıl sonra, EFSA ile görüşme içerisinde Avrupa Komisyonu tarafından tanımlanacaktır.

Siyasi müzakereler sırasında, FEFAC her zaman tıbbi yem üretiminin, karma yem üreticileri tarafından veteriner hekim tarafından yapılan muayene, teşhis ve reçete bazında çiftlik hayvanı üreticilerine sağladığı bir hizmet olduğunu hatırlatmıştır. AB Kurumları, dozaj doğruluğu ve ürün homojenliği ile ilgili kendi avantajları nedeniyle bir veteriner tıbbi ürünün tıbbi yemler aracılığıyla hasta bir çiftlik hayvanına uygulanmasının güvenli ve iyi kontrol edilen kanallarından biri olduğunu kabul etmiştir. “Serpme gübre” (yemleme yolu) veya içme suyu yoluyla ağız yoluyla alınan tozların çiftlik düzeyinde yönetimi, üreticilere ve kullanıcılara yönelik özel kurallara tabi olarak fazladan bir incelemeye tabi tutulacaktır.

Tıbbi Yem Yönetmeliği 1990 yılından 90/167 / EEC sayılı yönetmeliğin yerini almıştır; bu yönetmelik 28 yıl içerisinde ulusal düzeyde farklı hukuki yorumlara yol açmış ve dengesiz bir oyun alanı yaratmıştır. İç pazardaki gerekliliklerin uyumlaştırılmasının ve açıklığa kavuşturulmasının yasal kesinlik düzeyini artırması beklenmektedir. Hayvanların sağlıklı kalması için güvenli ve besleyici yem çözümleri sağlamanın, karma yem üreticilerinin temel işi olduğunu vurgulamak önemlidir. Ayrıca, hasta hayvanların tedavisinde çiftlik düzeyinde antibiyotik ihtiyacını azaltmaya yardımcı olmak için önemli bir katkıda bulunmaktadır.

*Bu belge FEFAC’ın 2017-2018 yılı için hazırladığı Yıllık Rapor’dan derlenmiş olup kurumun Feed Planet dergisine özel olarak verdiği izin üzerine hazırlanmıştır.

Bir önceki yazımız olan "Dünya Karma Yem Sanayi ve Yem Üretimi" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

alternatif-proteinler

Böcekler: Gıda endüstrisinin geleceğinin temel direği

Araştırmalara göre, tüketiciler böceklerin balık yemi olarak kullanılmasını kuvvetle desteklediklerini çünkü bunu “doğal” ve “sürdürülebilir” …