Ana Sayfa / Kapak Dosyası / Akdeniz Bölgesi’ndeki Deniz Balık Yetiştiriciliğinde Parazitlerin Etkisini Azaltacak Doğal Yem Katkıları

Akdeniz Bölgesi’ndeki Deniz Balık Yetiştiriciliğinde Parazitlerin Etkisini Azaltacak Doğal Yem Katkıları

Balıklar, uzun zincirli doymamış yağ asitleri, vitaminler ve mineraller ve dengeli bir protein kaynağı içeren yararları ile insanlar için yüksek değerli bir gıda olarak bilinir. 2013 yılında 3,1 milyar insan, hayvansal proteinlerinin yüzde 20’sini balık kaynaklı almıştır. Bu yüzden, balık yem işleme teknolojisi bu endüstri için özellikle önemli bir rol oynamaktadır. 

screenshot_6

Dr. Waldo G. Nuez-Ortín – Veteriner Hekim Nutriad International Belçika
Mercé Isern-Subich (DVM) – Veteriner Hekim Nutriad International Belçika

Türkiye’de deniz balık yetiştiriciliği hızlı büyüyen bir endüstridir. Üretimin genişlemesi ve yoğunlaşması ile hastalık, endüstrinin kârlılığının önünde önemli bir engel haline geliyor. Açık deniz çiftçiliğinde, hastalıklarla mücadele etmek kolay değildir. Çok sayıda fırsatçılarla birlikte çoklu birincil patojenlerin varlığı, endüstrinin sağlık koruma stratejilerini etkin bir şekilde adapte etme kapasitesini test etmektir. Aynı patojenik türlerin hedeflenmesi için diğer Akdeniz bölgelerinde geliştirilen bilginin uygulanması her zaman başarı sağlamamaktadır; zira hastalığın etkisi bölgeye özgüdür. Örneğin suyun kalitesi, yoğunlaşma derecesi veya çiftçilik yoğunluğu vb. unsurlar rol oynar.

Ayrıca her yıl yeni bir hastalığın ortaya çıkması ile yeni aktörler meydana gelir (enterospora nucleophila, Aeromonas veronii,vb.gibi). Bunun sonucunda Türkiye’deki balık yetiştiriciliği, hastalıkların getirdiği baskıları ve üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla balık çiftliğine ilişkin güncellemeleri ve yeni protokolleri devamlı ve hızlı bir şekilde uygulamaktadır. Endüstrinin bu şekilde hızlı davranması, onu hastalık önleme stratejilerinin uygulanması ve geliştirilmesindeki hatalara da açık hale getirmektedir.

Nutriad, uzman servisler ve saha deneyimine sahip profesyoneller aracılığıyla kendini endüstrinin hızlı genişlemesini desteklemeye adamıştır. Uzmanlarımız, kültür balıkçılığı gıda zincirinde bölgesel bir bakış açısına ve çiftlikten çatala çerçevesinde bir yaklaşıma sahiptir ve pratik hastalık önleme ve tedavisinde dünya çapında uzmanlık sunmaktadır.

Türkiye’de tanımlanan önemli parazit hastalıklar myxosporeanlar ve monojenlere (eşeysizler) ait türlerden kaynaklanmaktadır. Myxosporeanlar farklı organ ve dokularda çoğalırlar ve monojen deniz balıklarının solungaçları ve cildinin mecburi parazitleridir. Sıcaklık veya tuzluluk gibi hayvanların fizyolojik dayanıklılığına yaklaşan veya aşan çevresel koşulların, bu parazit hastalıkların salgınlarına ve ilerlemesine katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Bu parazitler için ne aşı ne de etkili ilaçlar mevcuttur ve bunların kontrol önlemleri risk faktörlerinden kaçınma, erken teşhis ve iyi çiftlik yönetim uygulamalarıdır. Nutriad; antiparazit ve immünregulatuar gibi fonksiyonel özelliklere sahip yem katkı maddelerinin kullanımı yoluyla enfeksiyonun etkisini önlemek ve en aza indirmek için çözümler sunar.

Nutriad’ın sağlığı destekleyici yem katkı maddeleri, geniş bir parazit yelpazesine karşı çoklu mekanizmalarla çalışabilen, fitobiyotikler, bağışıklık uyarıcılar ve organik asitler gibi sinerjik doğal bileşiklerin kombinasyonlarına dayanmaktadır. Belli balık-parazit etkileşimleri üzerine farklı kombinasyonların etkisine ilişkin anlayışımı arttırmak ve bunun sonucunda üreticiye pratik gelecek etkili dozaj-tepkisi ve engelleme stratejileri oluşturmak adına önemli bir çabayı sürekli ortaya koyuyoruz.

Son zamanlardaki projelerimizden biri, deniz balıklarında mikozosporlara karşı fonksiyonel yem katkı maddelerinin hastalık önleme potansiyelini değerlendirmek için model parazit türlerinin kullanılması olmuştur. Bu amaçla, hemen hemen tamamen bağırsakta bulunan ve kendiliğinden doğrudan balık-balık iletimi olan bir myxosporean olan Enteromyxum leei’yi kullandık (Palenzulea ve ark. 2017). Geniş spektrumlu antiparazit bir aktiviteye sahip fonksiyonel bir yem katkı maddesi olan Sanacore®GM, iki farklı dozaj olarak (yüzde 0.2 – düşük ve yüzde 0.4 yüksek) ticari yem formülüne eklenmiş ve deneysel enfeksiyon E.leei’nden önce çipura yavrularına verilmiştir. Deneysel beslemelerde beş haftadan sonra balıklar, anal yolla enfekte olmuş donör balıkların bağırsak kazımalarından homojenat ile aşılanmışlardır (Estensoro ve ark. 2010), bazal deneysel yemle beslenen ek bir balık grubu, aynı hacimdeki parazitsiz PBS’yi almıştır. E.leei ile deneysel zorluk, etkili bir şekilde balığı bulaştırması ve enteromyxosis klinik belirtilerine neden olmasıdır. Enfeksiyondan on hafta sonra yem alımının ve biyometrik verilerin evrimi, hastalıklı gruplarda enfeksiyonun klinik etkisini açıkça göstermiştir (Şekil 1). Parazitle hasta edilen balıklar, besin alımında bir düşüş yaşadı; bu da, bir hafta boyunca, hastalanmış ve desteklenmeyen balıklarda enfeksiyondan bir hafta sonra fark edildi ve hasta edilmeyen balıklarla karşılaştırıldığında tüm dönem boyunca azalmaya devam etti. Aksine, anoreksi, düşük katkı maddesi ile beslenen balıklarda daha sonra (enfeksiyondan 3 hafta sonra) başladı ve en yüksek katkı maddesi dozuyla beslenen balıklarda – hastalık olmayan balıklarla aynı tüketim- fark edilmedi. Bu nedenle, parazit tarafından başlatılan tipik anoreksi, çoğunlukla, katkı maddesinin en yüksek dozu ile aşılarak ortaya çıkmıştır. Benzer şekilde, hastalanmamış balıklarla ilişkili olarak takviye edilmemiş yemleri alan hastalanmış balıklarda ağırlık, özgün büyüme oranı ve koşul faktörü önemli ölçüde azalmıştır, ancak, takviye edilen diyetleri alan balıklarda, enfeksiyona bağlı düşük performans daha az dramatik olmuştur. Aslında yüksek doz katkı maddeli yem alan balıklar, biyometrik parametreler ve özgün büyük oranları arasında hastalanmamış balıklarla nazaran pek ciddi bir fark göstermemiştir.

Sonuçta, Sanacore®GM’in doz etkisi açık ve hastalanmamış balıklara karşı SGR azalımı hafiflemiştir. Sanacore®GM’nin, özellikle yüksek doz dâhil olmak üzere, hastalık belirtilerinin çoğundan kaçınmasındaki olumlu etkileri, enfeksiyonun en düşük yoğunluğunu (yani, hastalıklı balıklar için bağırsakta ortalama parazit sayısı) gösteren histopatolojik verileri ve düşük prevalansı doğrulayan parazitolojik veriler (yani bir parazitli veya daha fazla pozitif hayvanların yüzdesi) ile doğrulanmıştır. Bu deneydeki tüm hastalanmış balıklar deneysel olarak tek bir dozla aşılandığından, tespit edilen farklılıklar parazit gelişimini kısıtlama yeteneğini, ya parazit üzerinde doğrudan bir etki yaparak ya da balıkların enfekte olmasını önlemek ve parazit sayılarından daha verimli temizlenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemini güçlendirerek geliştirdiği göstermiştir.

Her muamele başına iki tank ve tank başına 25 balık. Balık günde iki kez serbest bir şekilde beslenir. Yüksek dozda katkı maddesi alan balıklar, hastalanmamışlara göre benzer bir yem, ağırlık ve SGR tuttuğu görebilirsiniz. Palenzuela et al. 2017’den değiştirilmiş.

Fonksiyonel yem katkı maddelerinin etki tarzının ve saha koşulları altında etkinliklerinin daha iyi anlaşılması, etkili önleme stratejilerinin geliştirilmesi açısından önemlidir. Sanacore®GM’nin geniş spektrum etkinliği ve immüno-düzenleme özellikleri, monojen Diplectanum spp’ye karşı pozitif sonuçlarla doğrulanmıştır (Robles ve ark. 2017). Bir havuz çiftliğinde, filtrelenmemiş ve işlenmemiş tuzlu suya sahip tanklarda bulunan levrek balığı (54 g) ile bir deneme yapılmıştır. Bu durum, deneme boyunca doğal bir hastalık problemiyle sonuçlandı ve gölet havuzunda karşılaşılan değişken çevresel koşulları taklit etti. Balıklar, ticari bir formülle temsil edilen bir kontrol beslemesi ve aynı bileşime sahip bir tedavi beslemesi ile beslendi ve Sanacore®GM (% 0.3) ile takviye edildi. Deneme, aralık ayının ortasından mayıs ayı sonuna kadar, ocak ayında 11° C’den mayıs ayında 23° C’ye sahip su sıcaklığı ve 9 ila 17 psu arasında değişen su tuzluluğuna sahip suda devam etti. Sıcaklık düşüp kontrol gruplarında yaklaşık olarak yüzde on bir ve Sanacore®GM verilen balıklarda yüzde dörtlük bir ölüm oranı ortaya çıkınca Diplectanum salgını patlak verdi (Şekil 2). Solungaç hasarının histopatolojik analizi ve skorlaması (yani iltihap, lamellar hiperplazi, lamelli füzyon ve ödem), tedavi edilen balıklarda kontrol balıklarına göre biraz daha düşük değerler gösterdi. Kontrol grubundaki balıklar Trichodina ve hatta Epitheliocystis gibi diğer monogenean parazitlerinden daha fazla etkilendi.

Aynı şekilde karaciğer ve bağırsak yaralanmaları kontrol balıklarında daha belirgindi ve hepatik ve bağırsak iltihabının belirgin belirtileriyle kanıtlandı. Bu çalışmanın önemli bir sonucu, balıkların kontrol balıklarına kıyasla artan nüfus çeşitliliğini gösteren bağırsakların mikrobiyal analizidir. Bunun Diplectanum salgını ile uğraşırken, Sanacore®GM grup balıklarının başarısını açıklayacağına inanıyoruz. Mikrobiyal topluluğun çeşitliliğinin artması, mikrobiyal toplumu rahatsız edebilecek herhangi bir olayla karşılaşırsa, nüfusun dinçliğini gösterdiği düşünülür. Sanacore®GM, bağırsak mikrobiyolojisini daha istikrarlı ve sağlam bir topluluğa doğru ayarlayabilir ve bu da genel sağlığı teşvik edebilir ve patojenlere daha iyi direnç sağlayabilir.

Diplectanum salgının, sıcaklık düşüşüne denk geldiğini ve yem katkı maddesi desteğinin, desteksiz kontrol grubuyla ilişkili olarak ölüm oranını yüzde 65 azalttığını unutmayın. Robles ve ark. 2017’dan modifiye.

Nutriad’ın ekibi dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılarla birlikte çalışmakta ve Türkiye’deki yem üreticilerine fonksiyonel yem katkı maddeleri de dâhil olmak üzere farklı yaklaşımlara dayanan hastalık önleme stratejileri geliştirmektedir. Bu sağlığa yararlı katkı maddelerinin kullanımı, endo ve ekto-parazit istilasının olumsuz etkilerini kısmen geri alabilir; ancak, bu etkiler hastalık basıncına ve katkı maddesi dozajına bağlıdır ve bu nedenle başarılı uygulama, üretim koşullarının önceden değerlendirilmesi ve izlenmesini gerektirir. Myxosporeanlar ve monojenler üzerinde Sanacore®GM takviyesini değerlendiren son veriler, etki mekanizmasının, parazit üzerinde doğrudan bir kısıtlama yoluyla olduğu kadar bağırsak mikrobiyotasının diğer mekanizmalar arasında modülasyonu yoluyla koruyucu bir bağışıklık tepkisinin teşvik edilmesi yoluyla olduğunu gösterir. Talep halinde daha fazla bilgi mevcuttur.

Bir önceki yazımız olan "Çift vidalı ekstrüzyon ile balık yemi işleme" başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Kontrol edin

kopek

Evcil Hayvan Yemi Üretimi Üretim Teknolojileri ve Katkıları

Dünya evcil hayvan yemi piyasasının büyüklüğü, 2016 yılında 76.5 milyar Amerikan doları dolayında  hesaplandı ve …